YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5931
KARAR NO : 2011/5576
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 06.09.1999 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ve … Yaylası ile bir bütün olarak kullandıkları … ismi ile anılan yaylaya, davalı … Köy tüzelkişiliğinin el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, (A) ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescili, davacı ve davalı köy tüzel kişiliklerinin el atmalarının önlenmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 08.06.2005 tarihli krokili raporda (C) ve (D) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik davanın kesin hüküm yönünden, (A) ve (B) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik davanın esastan reddine, (A) ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davacı ve davalı köy tüzel kişiliklerinin bu yerlere yönelik el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hükmün Altınçevre Köyü tüzelkişiliği tarafından temyizi üzerine Dairece kısmen onanmış kısmen bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2005 gün 2005/10364-15850 sayılı onama–bozma kararında özetle; “A, C ve D ile işaretlenen yerlere yönelik verilen kararın ONANMASINA, (B) ile işaretlenen taşınmaz yönünden ise davacı ve davalı köy tüzel kişilikleri yararına yetkili makamlarca yapılmış tahsis bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde, kadim yararlanma konusunda tarafsız komşu köyden yerel bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi, çekişme konusu yaylanın taraflardan hangisine ait olduğu yada olmadığı, ortak kullanımın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/198/257 sayılı dosyası ile Ordu İdare Mahkemesinin 1999/362-962 sayılı dava dosyaları getirtilerek değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, onama-bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetimi, (B) ile işaretlenen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, aynı yere ilişkin olarak Konak Köyü tüzelkişiliği tarafından açılan dava dosyası temyize konu ile dosya ile birleştirildikten sonra, yörede 2008 yılında genel arazi kadastrosunun yapıldığı, çekişmeli (B) ile işaretlenen taşınmazın 191 ada 1 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, bu parselin Kadastro Mahkemesinin 2008/389 esas sayılı dosyasında davalı olduğu, birleştirilen davanın davacısı Konak Köy tüzelkişiliğinin (B) ile işaretlenen yere yönelik yayla kaydının iptali ve Konak Köyü tüzelkişiliği adına tescili istemiyle mülkiyete yönelik dava açtığı ayrıca dava edilen yer hakkında Kadastro Mahkemesinde 2008/389 Esas sayılı dosyada yargılama devam ettiği gerekçesiyle Konak Köyü tüzelkişiliği tarafından açılan davanın temyize konu dosyadan ayrılıp ayrı bir esasa kaydedildikten sonra mahkemenin görevsizliğine, kadastro mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna, Altınçevre Köyü tüzelkişiliğinin davasının mülkiyete yönelik olmayıp yayla yerinin kullanım haklarına yönelik olduğundan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, davalı köy
tüzel kişiliğinin (B) ile işaretlenen taşınmaza müdahale ettiğinin ispatlanmadığı ve muaarazanın giderilmesi gereken davalının bir sataşması olduğu tespit edilemediği gerekçesiyle açılan davanın reddine, Orman Yönetiminin katıldığı (B) ile işaretlenen taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun bozma öncesinde belirlendiği ve yönetimin bu yere yönelik temyiz itirazlarının reddedildiği, hükmün sadece (B) ile işaretlenen taşınmazın davacı ve davalı köy tüzel kişilikleri yönünden yayla bozması yapıldığı, kaldı ki; (B) ile işaretlenen taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 191 ada 1 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiğinden Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunduğu, diğer taraftan katılma harcı ödemediğinden katılma şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle orman yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasanın 26/son maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar.Somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmaz hakkında 2008 yılında 191 ada 1 parsel numarasıyla kadastro tespit tutanağı düzenlenmiştir. 3402 sayılı Yasanın 27/1 maddesinde “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur” hükmü yer almaktadır. 3402 sayılı yasanın 25/1 maddesinde ise “ Kadastro Mahkemesi, taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sari haklara, sınır ve ölçü uyumazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar ……..” hükmü mevcuttur. 3402 sayılı Yasanın 26/C maddesinde ise “Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları …….inceler ve karara bağlar….” hükmü yer almaktadır. Bu durumda; 3402 sayılı Yasanın 25/1, 26/C , 26/son ve 27/1 maddeleri uyarınca 191 ada 1 parsele yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve tescile yönelik davaların tamamının kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmaksızın yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu durumda, davacılar Altınçevre Köyü tüzelkişiliği ve Konak Köyü tüzelkişiliği tarafından açılan tüm davaların Kadastro Mahkemesinin 2008/389 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek görülmek üzere Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılardan Altınçevre Köyü tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.