YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6000
KARAR NO : 2011/5787
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım durumunun düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi … Mahallesi 241 ada 52 parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında bahçe niteliğiyle, beyanlar hanesinde davalı …’nin kullanımında olduğu belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile kendi kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine “iş bu taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir bina 20 yıldan beri … oğlu …’nin fiili kullanımındadır” ibaresinin kaldırılarak yerine “iş bu taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir bina 20 yıldan beri … oğlu …’nun fiili kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumunun düzeltilmesine ilişkindir.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, tutanağın beyanlar hanesinde ki kullanım durumunun düzeltilmesi talebi ile açılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davası niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin tutanakta kullanıcı olarak belirtilen kişi yanında tespit maliki olan hazineye de yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı, dava dilekçesinde yalnızca beyanlar hanesindeki kullanıcı gerçek kişiyi taraf göstererek dava açmıştır. Davada taraf teşkilinin bulunup bulunmadığı mahkemece resen gözetilmeli ve davanın usulünce hazineye de yönlendirilmesi için davacı yana olanak sağlanması gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
Kabule göre de, kadastro mahkemesinin görevi dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturmak olduğu halde, mahkemece bu husus göz ardı edilerek itiraz konusu taşınmaz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 09/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.