Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6043 E. 2011/10100 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6043
KARAR NO : 2011/10100
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 1294 parsel sayılı 34800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz K.Evvel 1934 tarih 970 nolu tapu kaydına dayanılarak … ve arkadaşları adına tespit edilmiş, tespite orman yönetimi itiraz etmiş ve Tapulama mahkemesinin 20.12.1983 tarih 1982/380-1162 sayılı kararı ile taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğundan davanın reddine tespit gibi tesciline karar verilmiş olup halen ayni şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, (B) ile gösterilen kısmının ise orman tahdidi içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 1294 parselin tapu kaydının iptali ile (A) ile gösterilen 19200 m2’lik kısmını Hazine adına, (B) ile gösterilen 15600 m2’lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılan ve 04.08.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1982 yılından sonra yapılarak 04.08.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş olduğundan ve davalılar tarafından 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde yazılı süreler içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılmadığı, ormana kadastrosunun itirazsız kesinleştiği, davalılar açısından hak düşürücü sürelerin geçirildiği ve H.G.K.’nun 20.3.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı kararında da belirlendiği gibi ister kesin hükümle oluşsun, ister başka bir biçimde oluşsun tapu maliklerine tahdidin iptali davası açmaları için 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince 6 aylık ve 10 yıllık süre tanınmış olup, bu hak arama süreleri dışında nedeni ne olursa olsun süresiz hak arama özgürlüğü tanıyan bir yasa hükmü bulunmadığından ve orman kadastrosu kesinleşmiş olduğundan; mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 19200 m2’lik kısmının 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu tespit edildiği halde bu kısmı yönelik 2/B şerhi konulmasına karar verilmemiş olması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ile “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. fıkrasına da Hazine adına tapuya tesciline cümlesinden sonra gelmek üzere “ (A) kısmının 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığının beyanlar hanesine şerh verilmesine ” cümlesinin ve hükmün 5,6 ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 19/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.