YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6044
KARAR NO : 2011/10179
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/04/2008 gün 2008/3770-5757 sayılı bozma kararında özetle; “…dava konusu 353 parselin komşu parseli olan 354 numaralı taşınmaz Tekirdağ Tapulama Mahkemesince 21.12.1983 tarih 1981/362-1983/1191 sayılı kararı ile orman sayılan yer olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmış ve bu karar temyiz edilmeden 1986 yılında kesinleşmiştir. 1986 tarihli orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması hükmündeki yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının 9. bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan Devlet ormanı olarak sınırlandırılır” hükmü bulunduğundan bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olan yerlerin orman olarak sınırlandırılması zorunludur.
Ne varki; 1988 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 354 numaralı parsel orman sınırı dışında bırakılmış, dava konusu 353 parsel ise kısmen orman sınırı içine alınıp daha sonrada 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu nitelik yitirmesi nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılıp kesinleştirilmiştir.
353 numaralı parselin yanlışlıkla orman sınırı içine alınıp daha sonrada orman sınırı dışına çıkarma işlemi ancak 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davası sonucu düzeltilebilir. 353 sayılı parsel malikleri tarafından orman kadastrosu ve 2/B madde işlemlerine karşı herhangi bir dava açılmamış ve işlem kesinleşmiş hak düşürücü sürede çoktan geçmiştir. Tapu maliklerinin orman kadastrosunu iptal ettirmek için bundan böyle hiçbir yasal yolları kalmamıştır. 353 sayılı parselin yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış olması davanın reddini gerektirmez.
354 numaralı parseli orman kadastro sınırları dışında bırakan işlem geçersizdir. (Yargıtay H.G.K. 15.03.2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı) 354 numaralı parselin Tekirdağ Tapulama Mahkemesinin 21.12.1983 gün ve 1981/362-1983/1191 sayılı kararı uyarınca orman olarak tapulama dışı bırakılma işlemi hukuken geçerliliğini korumaktadır. Kaldı ki; 354 numaralı parsel 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7/1. maddesi uyarınca her zaman orman sınırı içine alınabileceği gibi, Orman Yönetimi tarafından açılacak tescil davası ile de orman olarak tescil edilmesi mümkündür.
-2-
2011/6044-10179
Açıklanan nedenlerle; 353 sayılı parsel için açılan davada kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması esas alınıp davanın esası incelenerek 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında kalan kısım belirlenip bu bölüme yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu 353 parselin fen bilirkişi krokisinde (A) işaretli 22750 m²’lik bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından reddedilen 2050 m² yüzölçümlü bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde kapsamında kaldığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İptali istenilen taşınmazın tapu kaydının 1976 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışarısına çıkarıldığı saptanan (A) işaretli 22750 m² yüzölçümü bölümün bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde buna ilişkin hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. satırında yer alan “Hazine adına tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkartılan yerlerdendir” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.