Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/612 E. 2011/1237 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/612
KARAR NO : 2011/1237
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2008 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … Köyü 119 ada 8 parsel sayılı 48.768,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bağ niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, Hazine ve köy tüzel kişiliğini taraf göstererek dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların zilyetleri davaya dahil edildikten sonra 119 ada 8 parsele ilişkin dava ayrılıp yukarıdaki esasa kayıt edilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasayla değişik 4. maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, çekişmeli taşınmaz hakkında temyize konu dava bulunduğu halde kadastro tespit tutanağının aslı davalı şerhi verdirilerek dosya arasına getirtilmeyip tutanak aslı itiraz olmadığı yönündeki açıklama ile kesinleştirilmiş ve dahili davalı kişi adına tapu kaydı oluşturulmuş ise de, bu durumun sonuca etkisi bulunmadığına, infaz işleminin bu dosyaya göre yapılacağına göre … şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici
11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tesbit maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “4 ve 5 rakamlı bölümlerin” tamamen hükümden çıkarılarak; bunların yerine, “19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca davacı … Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.