Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6276 E. 2011/9823 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6276
KARAR NO : 2011/9823
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 135 ada 1 parsel sayılı 2827,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve çalılık niteliğiyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın redddine ve dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 11/10/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Katılan Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılamayan yerlerden olduğu ve 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleştiğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) bölümü hakkında varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmediği gibi, (B) bölümü yönünden yapılan araştırma da hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; raporu hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan yer olduğu, ancak; taşınmazın kesinleşen tahdit dışında kalması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de eski tarihli belgelere göre öncesi orman olan taşınmazın 1991 yılında ilk defa yapılan orman kadastrosunda tahdit dışında bırakıldığı tarihe kadar orman olduğunun kabulü zorunlu olup, kadastro tarihi olan 2007 yılına kadar da 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık süre dolmadığından bu bölüme yönelik katılan Hazinenin davasının kabulü gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Çekişmeli taşınmazın geriye kalana (B) bölümü yönünden ise; Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katıldığına göre, davalılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşulların araştırılması zorunlu olup, mahkemece böyle bir araştırma yapılmamıştır.
Bu nedenle; yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 13/09/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.