YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6363
KARAR NO : 2011/6348
KARAR TARİHİ : 25.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/06/2010 gün 2010/6395-8807 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, davacı … tarafından açılan davanın reddine, … … ve arkadaşları tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Orman Yönetimi tarafından davacı … aleyhine orman kanununa muhalefette bulunmak suçundan açılan kamu davası sonunda Manisa Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/958 E.-1993/1184 K. sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, ilgili sulh ceza dosyasının yerel bilirkişi ve fen bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanması sonucunda fen bilirkişi … …’ten alınan 24.01.2006 ve 01.02.2007 tarihli rapor ve krokilere göre 152 ada 1 numaralı parselin (B1) ile gösterilen bölümü ile yine 152 ada 2 numaralı parselin (B2) ile gösterilen kırmızı … bölümlerinin işgal ve faydalanma suçu sonucu oluşan mahkumiyete konu yerler olduğu, yine krokide 152 ada 1 parselde (D1) ile, 152 ada 2 parselde (D2) ve (A1) ile, 152 ada 3 parselde (D3) ve (A2) ile gösterilen yeşile ve maviye … bölümlerinin ise orman sayılan yerlerden olduğu saptanmıştır. Mahkûmiyet kararı B.K. 53. ve H.Y.U.Y.’nın 237. maddelerine göre davacı … yönünden kesin hüküm diğer davacılar yönünden güçlü delil oluşturur. Mahkemece kesin hüküm ve güçlü kanıt niteliğindeki mahkûmiyet hükmü gözardı edilecek şekilde hüküm kurulmuştur.
Resmi belgelerde orman olduğu saptanan 152 ada 1 parselde (D1), 152 ada 2 parselde (D2) ve (A1) yine 152 ada 3 parselde (D3) ve (A2) ile işaretli yeşil ve mavi … alanların orman sayılan yer olarak bu niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu bölümlere ilişkin davacılar vekili ile davacı …’in temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 237. ve devamı maddelerine göre davacı … yönünden kesin hüküm teşkil eden ve yine diğer davacılar yönünden de güçlü kanıt niteliğinde bulunan 152 ada 1 parselde (B1) ile işaretli ve yine 152 ada 2 parselde (B2) ile işaretli kırmızı … bölümlerin mahkûmiyete konu yerler olduğu saptandığı halde, hüküm yerinde orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanan 152 ada 2 parseldeki sarı … (C2) ile gösterilen bölümle birlikte, kesin hükme konu olan ve krokide kırmızı … (B2) ile işaretli bölümün dahi davacılar … … mirasçıları adlarına payları oranında tescile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, uzman orman bilirkişiler kurulunun resmi belgelere dayalı olarak yaptığı incelemede krokide sarı renk … ve 152 ada 2 parselde (C2) ile gösterilen ve yine 152 ada 1 parselde (C1) ile gösterilen bölümlerin orman sayılmayan yer olduğunu bildirmişse de çekişmeli 152 ada 1, 2 ve 3 numaralı
parseller paftasında orman nitelikli 158 ada 1 sayılı parsel ile bitişiktir. Bu haliyle dava konusu taşınmazlar, kamu ve kültür arazileri ile değil, orman ile bütünlük teşkil etmekte (C1) ve (C2) harfleriyle işaretli bölümler dört yönden orman niteliği kabul edilen ve orman sayılan bölümlerle çevrili olduğundan, bu haliyle 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine göre orman içi açıklığı konumundadır. Kural olarak; orman içi açıklıklar süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanılamazlar.
Bu nedenle; 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Davacı gerçek kişilerin 152 ada 1 parselde (B1 ve C1) bölümler ile 152 ada 2 parselde (C2) işaretli sarı renkle … yerle birlikte yine (B2) ile işaretli kırmızı renk … yerlere ilişkin tüm davalarının da reddine ve çekişmeli parselin orman niteliği ile 6831 Saylı Yasanın 11. maddesine göre 158 ada 1 parsel numaralı geniş orman parseli ile birlikte Hazine adına orman niteliği ile tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde gerçek kişilerin davasının kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra mahkemenin 19.07.2007 gün 1996/14-2007/22 sayılı kararında direnilerek,
1-a) Davacı … … ve arkadaşları tarafından davalı …’e karşı açılan asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
b) Davacı … … ve arkadaşları tarafından diğer davalı Hazineye karşı dava konusu Manisa Merkez … Köyü 152 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 152 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın REDDİNE,
2- Davacı … tarafından davalı Hazineye karşı aynı yer 152 ada 1, 2, 3 nolu parseller hakkında açılan ve bu dosyamızla birleştirilen 1997/1-1998/32 E.K. sayılı davanın REDDİNE,
Bu doğrultuda olmak üzere;
a) Dava konusu 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 24/01/2006 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide (1/A) (01/02/2007 tarihli krokisinde ise D1) ile işaretlenerek yeşile boyanan 398 m2 miktarındaki bölümün ORMAN NİTELİĞİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,
Aynı taşınmazda 1/B (01.02.2007 tarihli krokisinde ise (B1) ve (C1) ile işaretlenen toplam 300 m2 miktarındaki bölümün, ayrı bir parsel numarası verilerek HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,
b) Aynı yer 152 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı … … arkadaşları tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE; 24/01/2006 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide 2/A (01.02.2007 tarihli rapor krokisinde ise D2) ile işaretlenerek yeşile boyanan 1775 m2 miktarındaki bölüm hakkındaki davanın reddiyle bu bölümün ORMAN NİTELİĞİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,
Geriye kalan kısım içinde ve 01/02/2007 tarihli krokide (B2) ve (C2) ile gösterilen toplam 1979 m2 miktarındaki bölüm hakkındaki davanın kabulüyle, bu bölümün ayrı bir parsel numarası verilerek muris … …’nın dosya içindeki Manisa Sulh Hukuk Mahkemesinin 07/12/1992 tarihli 1992/827-871 E.K. belgesindeki mirasçıları adına ve payları oranında olmak üzere 10 pay kabul edilerek, payları oranında adlarına TAPUYA TESCİLİNE,
Geriye kalan ve 01.02.2007 tarihli krokide A1 ile gösterilen 187 m2 miktarındaki bölüm hakkındaki davanın reddiyle bu bölümün ORMAN NİTELİĞİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,
c) Aynı yer 152 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı … … ve arkadaşları tarafından açılan davanın REDDİNE, 24/01/2006 tarihli krokide 3/A ve 3/B (01.02.2007 tarihli krokide D3 ve A2) ile işaretlenerek gösterilen 2533 m2 miktarındaki tüm taşınmazın ORMAN NİTELİĞİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı … vekili, asli müdahil Orman Yönetimi vekili ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Direnme kararı nedeniyle dosya Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiş ve Hukuk Genel Kurulunun 03.03.2010 gün 2010/20-69-124 sayılı ilamında özetle: ” Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Mahkemece, birleşen davanın reddine; asıl dava yönünden ise 1.2.2007 tarihli krokide (B2 ve C2) ile işaretli kısımlarda zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesi ile davacılar … … ve arkadaşları hakkındaki davanın kısmen kabulüne; (C1) ve (B1) ile işaretli kısımların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğu ancak asıl davanın konusu olmadığı; birleşen dava davacısının da zilyetliğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile ayrı parsel nosu ile Hazine adına tesciline; yine krokide (A1), (A2), (D1), (D2), ve (D3) ile işaretli kısımların ise orman niteliğinde olduğu gerekçesi ile Hazine adına orman olarak tesciline karar verilmiştir. Özel Dairece orman olarak belirlenen kısımlar yönünden verilen karar onanmakla bu yerlere ilişkin karar kesinleşmiş olup, uyuşmazlık konusu bulunmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık ise, 01.02.2007 tarihli krokide (B1), (B2), (C1) ve (C2) ile gösterilen kısımlara ilişkindir.
Her ne kadar bozma ilamında krokide (B1) ve (B2) ile gösterilen kısımlar hakkında birleşen dava davacısı … hakkında Orman Kanununa muhalefetten Manisa Sulh Ceza Mahkemesi’nin 1992/958 E.- 1993/1184 K. sayılı ilamı ile mahkûmiyet kararı verildiği, verilen kararın (B1) ve (B2) ile işaretli kısımların orman niteliğini belirlediği, bu ilamın asıl dava davacıları yönünden güçlü delil niteliğinde olduğu belirtilmişse de, Özel Dairenin bu tespitinin yanılgıya dayalı olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belirlenmiştir. Çünkü Manisa Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/958-1993/1184 E.K. sayılı dosyasının, ceza mahkemelerinde ve eldeki davada alınan bilirkişi raporlarının incelenmesi sonucunda; mahkûmiyet kararına konu yerin, ceza dosyasında alınan 24.10.1992 tarihli krokide kırmızıya boyanarak (D) ile gösterilen yer olduğu ve eldeki davada düzenlenen 01/02/2007 tarihli krokiye göre (D) ile işaretli bu
kısmın, eldeki davada 152 ada 1 parsel içindeki (D1); 152 ada 2 parsel içindeki (D2) ve 152 ada 3 parsel içindeki (D3) ile işaretli yerler olduğu ve kesinleşmiş mahkumiyet kararının yalnızca bu bölümler hakkında bulunduğu; çekişme konusu (B1) ve (B2) ile işaretli kısımların ise halen yargılaması süren ve bu dava sonucunu bekleyen Manisa Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/361 esas sayılı dosyasında suça konu olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu nedenle, Yerel Mahkemenin (B1) ve (B2) ile işaretli kısımlara ilişkin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti veya kararı olmadığı yönündeki direnme gerekçesi yerindedir.
Ne var ki, Özel Dairece bozma kapsamına göre (B1) ve (B2) ile gösterilen kısımlar ve bu yerlere bağlı olarak (C1) ve (C2) ile işaretli kısımlara ilişkin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunmamaktadır. Bu durumda ilgili kısımlar için işin esasının ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesi bakımından dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi” gereğine değinilmiş ve dosya Dairemize gönderilmiştir.
Hükme dayanak yapılan 01.02.2007 tarihli krokide (B1) ve (B2) ile gösterilen bölümlerin kesinleşen Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/958 -1993/1184 sayılı mahkeme kararının konusu olduğu belirtilmişse de bu bölümlerin sözü edilen Sulh Ceza Mahkemesinin kararının konusu olmadığı, (B1) ve (B2) işaretli bölümlerin halen yargılaması devam etmekte olan Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/361 sayılı dosyasında 11.03.1991 tarihli suç tutanağına konu olan yer olduğu, Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşen 1992/958 sayılı dosyasının konusunun Orman Mühendisi Mesut Yanar tarafından düzenlenen 24.10.1992 tarihli rapor ve krokide (A) ve (D) işaretli bölümler olduğu ve bu bölümlerin hükme dayanak yapılan ve Fen Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 01.02.2007 tarihli krokisinde mavi renkle … (A1),(A2) ve yeşil renge … (D1), (D2) ve (D3) işaretli yerler olduğu ve bu bölümlere ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, sözü edilen 24.10.1992 tarihli raporda suça konu olan (D) ve (C) (Kadastro Mahkemesinin hükme dayanak raporunda (B1), (B2), (C1) ve (C2) işaretli yerler) işaretli yerlerin 11.03.1991 tarihinde ormandan yeniden açılan yer olarak gösterildiği ve rapor içeriğinde de 11.03.1991 tarihli tutanağa konu olan yerlerin de ormandan açıldığının belirtildiği, bu durumda hükme dayanak yapılan 01.02.2007 tarihli krokide 152 ada 1 nolu parselin (B1), 152 ada 2 nolu parselin (B2) işaretli bölümlerinin de öncesinin orman olduğunun kabulü gerektiği, aynı krokide sarı renge … (C1) ve (C2) işaretli bölümlerin ise Sulh Ceza Mahkemesinin raporunda dahi 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı konumunda olduğu, dosya kapsamından davacı ve davalıların sürekli olarak 1992 yılından beri ormanı açarak ve kızılçam ağaçlarını keserek tarla açmaya çalıştığı, Sulh Ceza Mahkemesinin 1992/958 sayılı dosyasına konu olan 07.07.1992 tarihli suç tutanağında dahi …’in daha önce Manastır Yaylasında 11.03.1991 gün ve 6/43 nolu suç tutanağı ile 3000 m2 yeri açma suçundan hakkında suç tutanağı tanzim edilmiş olup, aynı suça konu yerin etrafını genişleterek işgal ve faydalanma suçunu işlediğinin tutanakta yazılarak açıklandığı, bu duruma göre 152 ada 3 sayılı parsel hakkında orman niteliğiyle Hazine adına tescile ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan Dairenin 23.06.2008 gün 2008/7217-8988 sayılı kararında belirtildiği gibi, 152 ada 1 sayılı parselin (B1) ve (C1) bölümleri ile 152 ada 2 sayılı parselin (B2) ve (C2) bölümlerinin de orman niteliğinde olduğunun kabulü ile 152 da 1 ve 2 sayılı parsellerin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra asıl ve birleşen 1997/1-1998/32 sayılı dosyalardaki davaların reddine ve dava konusu 152 ada 3 sayılı parsel hakkında bozma öncesinde verilen orman niteliğiyle Hazine adına tescile ilişkin 1996/14-2007/22 sayılı karar kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle bu parsel hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 152 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tamamının orman niteliği ile hazine tapuya adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil isteğine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 152 ada 1 ve 2 sayılı parseller orman alanı dışında, 152 ada 3 sayılı parsel 2/B alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olmasına ve bozmanın kapsamının dışında kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.