YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6510
KARAR NO : 2011/6064
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 38, 44 ve 47 parsel sayılı 1318.85, 644.77 ve 166.57 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındıklık niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, dava konusu 103 ada 44 ve 47 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 103 ada 38 parselin ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 38 parsele yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli 103 ada 38 parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli 38 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan yoldan sona gelen 103 ada 35, 36 ve 37 parsel ile kuzeyinde bulunana yoldan sonra gelen 40, 44, 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazlar yönelik orman iddiasıyla açılan davalar kabul edilerek taşınmazların orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verildiğinden çekişmeli taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklığa dönüşmüştür. Ne var ki; yargılama sırasında davalı Aralık 1988 tarih 16 nolu tapu kaydına dayanmış olup mahkemece dayanılan tapu kaydı taşınmaza uyup uymadığı araştırılmamıştır.
Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz
O halde; mahkemece dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dayanak tapu kaydı çekişmeli taşınmazı uyduğu
belirlendiği taktirde dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmeli, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı belirlendiği taktirde çekişmeli taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 17-2 maddesinde belirtilen orman içi açıklık niteliğinde bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmelidir. Değinilen yönler göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 103 ada 38 parsele yönelik BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine12/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.