YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6640
KARAR NO : 2011/10390
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği … köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, dava sırasında çekişmeli yer hakkında malik hanesi açık bırakılarak 102 ada 81 nolu malik hanesi açık olarak tutanak düzenlenince dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davacının davasının reddine ve dava konusu 102 ada 81 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre tescil istemiyle açılmış, kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece 3402 sayılı Yasanın 31/son hükmüne göre vekalet ücretine hükmolunması gerekirken davalı Hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5. paragrafında “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.- TL vekalet ücretinin” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine “3402 sayılı yasanın 31/son hükmüne göre 200,00.-TL vekalet ücretinin” kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.