YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6724
KARAR NO : 2011/10217
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 954 parsel sayılı 26300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kalmakla birlikte eylemli orman niteliğinde olduğu ve orman bütünlüğü içinde yer aldığı, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1972 yılında 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1982 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. Madde, 1984 yılında aplikasyon ve 2896 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ve 1992 yılında 3302 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır. 1979 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 3-4 ve 5 numaralı bentlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı bent olarak ” 3- 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/ A.maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile değiştirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/09/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.