Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6756 E. 2011/6056 K. 12.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6756
KARAR NO : 2011/6056
KARAR TARİHİ : 12.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesiyle; … Köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının 24.6.2008 ila 24.7.2008 tarihleri arasında kısmi ilana çıkartıldığını, zilyetliklerinde olan ve tapusu bulunan taşınmazlarının 101 ada 1 nolu 826,48 m² yüzölçümüyle tespit edilen orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptaliyle taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın reddine ve dava konusu 101 ada 1 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kısmi ilan süresi içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Bölgede 3116 sayılı Yasaya göre yapılarak 1950 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 2008 yılında 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik hükme göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, hükme dayanak alınan orman ve fen bilirkişi raporlarına göre, davaya konu yerin, 1950 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, bölgede yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ise, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin, kadastro tespitinden önce orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş ormanların içerisinde kalması sebebiyle, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden 104 ada 401 parsel numarası verilerek sınırlandırıldığı anlaşılmıştır.
Kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara bakmak görevi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26/4 maddesi hükmünce kadastro mahkemesine ait olmayıp, bu tür uyuşmazlıklara bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Somut olayda dava konusu taşınmaz hakkında, kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeniyle kadastro tutanağı düzenlenmediği, 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kesinleşen orman sınırı içinde olması nedeniyle tapu kütüğüne aynen aktarılması amacı ile ada ve parsel numarası verildiği, bu nedenle davaya bakmakta 3402 sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevli olmadığı (H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) görev
konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine kara verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınanan temyiz harcının istek halinde iadesine 12/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.