Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6837 E. 2011/10868 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6837
KARAR NO : 2011/10868
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 148 ada 20 ve 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazların, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulaması sınırları içinde kalan taşınmazların tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 02.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Yörede 1989 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … köyü 155 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 35400 m2 yüzölçümü ile asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Kadastro Mahkemesinin 1999/6 – 1992/214 sayılı dava dosyasında davanın kabulüyle 155 ada 7 parselin … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hüküm onanarak kesinleşmiştir. 155 ada 7 parsel halen tapuda … ve arkadaşları adına kayıtlı olup tapu kaydı 07.09.2005 tarihinde verasette intikalen oluşmuştur. Çekişmeli 148 ada 20 parsel ise tapuda 16400 m2 yüzölçümü ile … ve arkadaşları adına kayıtlı olup tapu … adına kayıtlı iken 25.06.2004 tarihinde veresette intikal sonucunda … ve arkadaşlarına geçmiştir. 148 ada 20 parselin de Kadastro mahkemesinin 1999/6 – 1992/214 sayılı kararı ile … adına hükmen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesinin 1999/6 -1992/214 dosyasında davalıların mürisleri … ile …’ın ve Hazinenin taraf olduğu ve hükmün Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 16.12.1993 gün ve 1993/996 – 13337 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle halefiyet ilkesi gereğince davalılar ve davacı Hazine yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşıldığına ve mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.