YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6970
KARAR NO : 2011/11021
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … köyü 133 ada 1 ve 132 ada 31 parsel sayılı sırasıyla 14683 m2 ve 18387 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu 133 ada 1 sayılı parselin tamamı ile 132 ada 31 sayılı parselin (B) işaretli 9706 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1950 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi ve 3302 sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve orman dışına çıkarma uygulamaları iptal edilmiştir. Genel arazi kadastrosu 1993 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 113 ada 1 sayılı parselin tamamı ile 132 ada 31 sayılı parselin (B) işaretli bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içinde, orman sayılan yerlerden, 132 ada 31 sayılı parselin kalan bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 04/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.