YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6976
KARAR NO : 2011/12551
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tazminat davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar kendilerine murislerinden kalan, tapuda ve vergide kayıtlı bulunan iki parça taşınmaza davalı şirketin el atarak üzerinde bulunan kızılçam ve fıstık ağaçlarını kestiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve 8.000.000.000.-TL tazminatın kendilerine ödenmesini istemişlerdir. Mahkemece taşınmazın orman niteliğinde olduğu, tapu ve vergi kayıtlarının hukuki değerinin bulunmadığı, davalının el atmasının orman işletmesinden izin almak suretiyle gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Dava çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile reddedilmişse de Orman Yönetimi ve Hazine davada yer almamıştır. Ormanların mülkiyeti Hazine, kullanım hakkı Orman Yönetimine ait olduğundan bu tür bir davada bu yönetimlerin de taraf olarak yer alması zorunludur. Bu nedenle mahkemece davanın Orman Yönetimi ve Hazineye ihbar edilmelidir. Dosya içeriğinden yörede genel arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamaktadır. Bu husus kadastro müdürlüğünden araştırılıp yapılmışsa taşınmazın bu çalışmada ne olarak işlem gördüğü de belirlenmelidir. Yörede henüz orman kadastrosunun yapılmadığı bildirildiğinden mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tapu kaydı yöntemince uygulanıp taşınmaz yada taşınmaz bölümlerini kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, kaydın hukuki değerini yitirip yitirmediği tartışılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.