Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7026 E. 2011/7721 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7026
KARAR NO : 2011/7721
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2004 yılında 2859 sayılı Yasaya göre yapılan tapulama ve kadastro paftalarının yenileme çalışmaları sırasında … köyü (eski 1027 parsel) 312 ada 11 parsel sayılı 46327,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, palamutluk niteliği ile tapu ve vergi kaydına dayanılarak … … adına kadastroda tespit ve tescil edilmiş, bilahare hibe sonucunda 20.11.962 tarihinde davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin 2859 sayılı Yasaya göre açtığı itiraz davasının reddine, tapu iptali ve tesil davası yönünden mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının görevli Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildikten sonra, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B)=33118,82 m2 kısmının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline (A) ile gösterilen kısım ile ilgili davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 31.05.1953 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1954 yılında yapılmış, sonuçları ilan edilerek 30.10.1955 tarihinde kesinleşmiştir. 2859 sayılı Yasaya göre pafta yenileme çalışmaları 2008 yılında yapılmış ve eldeki dava askı ilanı süresinde açılmıştır.
İncelenen Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı halde arazi kadastro ekiplerince bu durumu gözönünde bulundurmadan hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1 maddesi gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. maddesi) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y.’nın 934 – İsviçre 876) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gibi, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen “bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet yada diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen geçici 10. maddesindeki (Bu Kanunun 12’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararı ile İPTAL edilmiş, yine Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 gün ve 2009/31-27 (yürürlüğü durdurma) sayılı kararı ile (bu madde ve ibarenin uygulanmasından doğacak, sonradan giderilmesi güç ve olanaksız durum ve zararın önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmi Gazetede yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASINA karar verildiği, yine devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer, başka deyişle kamu malı iddiasıyla açılan davalarda, yargısal uygulamada istikrar kazandığı üzere, 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği gibi, hak düşürücü sürenin geçtiği de ileri sürülemeyeceği (H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258, 05.05.1999 gün ve 1999/1-304 -260, 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561, 22.03.2000 gün ve 2000/1-209-180, 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97, 09.06.2004 gün ve 2004/1-335-354, Yargıtay 7. H.D.’nin 09.12.2006 gün ve 2006/4206-4268, 14. H.D.’nin 11.03.2008 gün ve 2008/1911-3034 ve 20. H.D.’nin 03.04.2008 gün ve 2008/1564-5261 sayılı kararları) gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesindeki “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderleri ve avukatlık ücretine ilişkin “2, 3 ve 5 numaralı bentlerin tamamen çıkartılarak, bunun yerine; 2 numaralı bent olarak “2- 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı … Yönetimi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, davalı aleyhine temyiz harcına hükmetmeye yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran davalıya iadesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 20.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.