Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7042 E. 2011/6698 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7042
KARAR NO : 2011/6698
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, … köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman tahdit haritası içine alınması istemiyle dava açmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda, 1986 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro dışı bırakılan bir kısım yerlerin, Adalet … ve ortakları adlarına tapuda kayıtlı 383, … … ve ortakları adlarına tapuda kayıtlı 385, … ve ortakları adlarına kayıtlı 386 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün ve Hazine adına tapuda kayıtlı 415 parsel sayılı taşınmazın bir kesiminin dava edildiği tespit edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, orman ve … bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27.11.2006 tarihli krokili raporda (B) ile işaretlenen 30.111,75 m2 yüzölçümlü kadastro dışı bırakılan taşınmazın orman sınırları içine alınmasına, 383, 385, 386 ve 415 parsel sayılı taşınmazların tutanakları itiraz edilmeden kesinleştiklerinden bu yerlere yönelik davanın görev yönünden reddine, Orman Yönetiminin asliye hukuk mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 29.01.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27.11.2006 tarihli krokili raporda (B) ile işaretlenen 30.111,75 m2 yüzölçümlü kadastro dışı bırakılan taşınmaz ile 383, 385, 386 ve 415 parsel sayılı taşınmazların (A) ile işaretlenen sırasıyla 413,28 m2, 360,61 m2, 7.969,02 m2, 107,11 m2 yüzölçümlü bölümlerinin … tarafından dava edildiği belirtilmiştir. …, 6 aylık süre içinde 26.07.2004 tarihinde temyize konu orman kadastrosuna itiraz davasını açmış olup, 3373 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. … tarafından açılan dava, tapu iptali tescil davası olmayıp 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası olduğundan yerel mahkemece çekişmeli 383, 385, 386 ve 415 parseller hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken 6831 sayılı Yasanın 11. Madde hükmü gözardı edilerek 383, 385, 386 ve 415 parsellerin kadastro tespit tutanaklarının kesinleştiği gerekçesiyle bu parsellere yönelik davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir. Bundan ayrı; 383 parsel Adalet … ve ortakları adlarına, 385 parsel … … ve ortakları adlarına, 386 parsel … ve ortakları adlarına, 415 parsel Hazine adına tapuda kayıtlı oldukları halde yerel mahkemece çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliklerinin tamamı davaya dahil edilmeden yokluklarında karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda çekişmeli (B) ile işaretlenen taşınmazın 1986 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakıldığı anlaşıldığından Hazine ve … köyü tüzelkişiliği ile çekişmeli 383, 385, 386 ve 415 parsellerin davada taraf olmayan tapu kayıt maliklerinin tamamına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, taraflardan delil ve belgeleri istenmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.