YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7066
KARAR NO : 2011/8126
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … (…) tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü … mevkii 376 parsel sayılı 2049,46 m2 yüzölçümündeki parsel … oğlu … …, 377 parsel sayılı 622,21 yüzölçümündeki parsel ise … oğlu … adına tesibt edilmişse de, itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca her iki kişinin de bu yerleri … sattıkları belirlenip, … … evlatları …, M…. …, … …, … … mirasçıları ve mirasçılardan …, …, … mirasçıları tereke mümessili …’nin itiazı komisyonca red edilerek, … adına tesbit edilmiş, parselleri askı ilanı bu haliyle yapılmıştır. Davacı … ve … … (…) taşınmazların murislerine ait Şubat 1962 tarih ve 1, 2 ve 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bir bölümü eski … yeni adıyla … köyü sınırları içinde 373 ila 633 parsel sayısıyla tesbit görmüşse de, … Çiftliği olarak geçen bölümünün … köyü sınırları içinde kaldığı, tapudaki paydaşların ölümünden sonra davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı, kadastro tesbitinin iptali ve tapudaki payları oranında, tapu makileri adına tapuya tescili iddiasıyla, … 377 sayılı parselin ortak muris …’a aitken, kendisi ile …, …, …’a intikal ettiği sayılan kişilerin ¼’er pay sahibi oldukları, malların taksim edilmediği, haksız olarak bu taşınmazın … tarafından davalıya satıldığı, bu işlemin iptali ve taşınmazın … mirasçıları adına tescili, … da sınırlarını bildirdiği … köyünde bulunan 7 dönümlük taşınmazı … …’dan satın aldığı ona da atalarından intikalen geldiği, 20 yıldan fazladır eklemeli zilyetlik bulunduğu, 376 ve 377 sayılı parsellerin adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlardır. … ve paydaşları aynı savla, … ve … … ise tapu malikleri mirasçılarından …, …, … … ve bunların mirasçısı …’nin payını 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen dört adet noter satım vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, sözü edilen kişilere düşecek payın ½’şer adlarına tapuya tescili, Hazine 377 sayılı parselin kısmen orman sayılan yerlerden olduğu, tamamının ise orman içi açıklığı olduğu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği savıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece, davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin davalarının REDDİNE, katılanlar … ve … …’ın tesbitten sonraki hakka dayandığından davalarının görev yönünden REDDİNE, Katılan Hazinenin davasının KABULÜNE, çekişmeli parsellerin tesbitinin iptaline Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … (…) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) Çekişmeli … köyü 377 sayılı parselin davalı … (…) adına tesbitine diğer bir kısım gerçek kişilerin itiraz ettiği, Hazinenin bu parsele yönelik davası ve aktif katılımı başka deyişle taraf sıfatı bulunmadığı, somut olayda 34002 Sayılı Yasanın 30/2 maddesinde öngörülen hallerin bulunmadığı, davacı gerçek kişilerin bu parsele yönelik davasının reddine karar verildiği gözetilerek, çekişmeli 377 sayılı parselin tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, Hazinenin davası varmış gibi parselin hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Davalı gerçek kişinin çekişmeli … köyü 376 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli … köyü 376 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu saptanarak, davacı gerçek kişilerin bu parsele yönelik davalarının reddine, katılan Hazinenin davasının kabulüyle bu parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 36/A Maddesinin “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.” 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. Maddesinin gereğince “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” Hükmü gereğince, yapılan kadastro ile davalı gerçek kişiler tesbit eden çekişmeli parselin tesbitinin iptali deniyle davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, davalı aleyhline yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmişse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle … köyü 377 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin 4, 5 ve 7 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak bunun yerine 4 numaralı bent olarak “4-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve … köyü 376 sayılı parsele ilişkin hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA 28.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.