YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7079
KARAR NO : 2011/11002
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/11/2008 gün ve 2008/15433-16669 sayılı bozma kararında özetle: “Hazinenin temyizi bakımından: çekişmeli taşınmazın fundalık olarak tespit harici bırakıldığı, taşınmazın orman sınırı içine alınması istemiyle açılan davada hazine ile birlikte zilyedinin de yasal hasım durumunda bulunduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin taşınmazın (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına yönünden ise, mahkemece (A) bölümünün orman sayılan, (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle karar verilmişse de, her iki taşınmazın memleket haritasındaki konumunun birbiri ile aynı olduğu, her iki bölümde de eğimin % 12’nin üzerinde olduğu ve mahkemece 1971 yılına ait hava fotoğraflarının incelendiği, (A) bölümünün ağaçlık alanda kaldığı bildirilmişse de, hava fotoğrafları eklenmemiş, ziraat uzmanından da görüş alınmadığı, davanın niteliği gereği, en eski tarihli Memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrasında, mahkemece 04/06/2010 gün ve 2009/1-2010-8 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ve krokide (A) ile gösterilen 3744,00 m²’lik ve (C) ile gösterilen 5899,00 m²’lik bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, krokide (B) ile gösterilen 5565,00 m²’lik bölüm hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm davacı … Yönetimi tarafından krokide (B1) ile gösterilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 04/06/2010 gün ve 2009/1-2010-8 sayılı kararına karşı yapılan temyizde, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/11/2010 gün ve 2010/11372-14109 sayılı bozma kararında özetle (Hukuk Genel Kurulunun 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2008/8-183-187 sayılı kararları ile orman olarak tespit harici bırakılan yerlerde orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu nedenle, taşınmazın öncesi orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemez. Ayrıca, (B1) bölümü ile orman olarak tesciline karar verilen taşınmazın (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin memleket haritasındaki konumlarının birbiri ile aynı olduğu, (B1) bölümünde de eğimin % 12’nin üzerinde bulunduğu, üç tarafının ormanla çevrili orman bütünlüğünü bozan, orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taşınmazın (B1) ile gösterilen bölümüne yönelik davanın da kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve krokide (A), (B1) ve (C) olarak gösterilen tüm arazilerin orman sayılmayan arazi olduğuna ilişkin 107 nolu orman kadastro komisyonun kararının iptali ile 6831 sayılı Yasanın 11/4 maddesi gereğince taşınmazların sınırındaki büyük orman parseli ile birlikte orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasıdır.
Dava konusu çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 20.03.2006 tarihinde ilan edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Ancak; öncelikle kabule göre vekalet ücretinin 3402 sayılı Kadastro Yasasının 31/3. maddesindeki ilkeler gözönünde tutularak takdir ve tayini gerekirdi fakat dava orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olup davalı Hazine bu davada yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 4. ve 5. bentlerinin tamamen kaldırılmasına ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.