YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7094
KARAR NO : 2011/10999
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi … köyü 117 ada 3 parsel sayılı 34396,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın yörede yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasıyla orman kadastro sınırları dışında çıkarılmayan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve … köyü 117 ada 3 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın krokide (3/B) ile gösterilen 2395,99 m²’lik bölümünün 117 ada 3 parselden ifrazı ile son parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına, krokide (3/A) ile gösterilen 27779,74 m²’lik bölümünün ise 117 ada 3 parsel altında tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu bölümün beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Parsel üzerindeki fındık ağaçları 01/01/1933 doğumlu … oğlu …’ın kullanımında olup halen kendisine aittir” şerhinin düşülmesine karar verilmiş, 117 ada 3 parselin krokide (3/C) ile gösterilen 4221,10 m²’lik bölümü hakkında ise davalı olmadığı ve bu bölümün kadastro çalışmalarında orman olarak tespit dışı bırakıldığı gerekçeleriyle hüküm kurulmamış, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 26.06.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 2.madde ve aplikasyon uygulaması yapılmış ve 1996 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılarak 21/07/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dava, ister taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz, isterse 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tesbiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış olsun, kural olarak; bu tür davaların, tespit malikleri ile tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı kişi ya da kişilere husumet yöneltilerek açılması zorunludur. Somut olayda; 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tarla niteliği ile tesbiti yapılan taşınmazın vasfına yönelik olarak açılan bu davada husumetin kadastro tespit tutanak maliki olan Hazine ile tutanağın beyanlar hanesinde ismi yazılı bulunan gerçek kişiye birlikte yöneltilmesi gerekir. Hal böyle iken, mahkemece dava konusu 117 ada 3 parselin tutanağının beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan … davaya dahil edilmemiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; taraf teşkili dava şartlarından olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. Açıklanan nedenle; tutanağın beyanlar hanesinde ismi yazılı bulunan …’ın davaya dahili ile dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bildirdiği takdirde cevabı alınıp delilleri toplanmalıdır. Mahkemece bu yönlerin göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Ayrıca, mahkemece taşınmazın bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümünün 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dışında tesbit edildiği yönündeki değerlendirmesi de doğru değildir. Zira 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 34396,83 m² olarak tesbit edilmiştir. Fen ve orman bilirkişilerinin raporlarına göre (3/A) ile gösterilen bölüm 27779, 74 m², (3/B) ile gösterilen bölüm 395,99 m² ve (3/C) ile gösterilen 4221,10 m² olduğu ve üç bölümünün toplamının 34396,83 m² geldiği dikkate alındığında fen ve orman bilirkişilerinin raporlarına ekli krokide (3/C) ile gösterilen bölümün de dava konusu 117 ada 3 sayılı parsel içinde tespit edildiği anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin dava konusu taşınmaz üzerinde lehine kullanım şerhi bulunan …’a da tebliğ edilerek taraf oluşturulması daha sonra taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorularak ve krokide (C) ile gösterilen bölümün de dava konusu taşınmaz içinde tespit edildiği gözetilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.