Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7141 E. 2011/6964 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7141
KARAR NO : 2011/6964
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar …,…,…,…,…, müdahiller …, …, … ,… tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar tarafından davalılar aleyhine 1971 yılında açılan el atmanın önlenmesi davasının yargılaması sırasında, 1979 yılında yörede arazi kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara … köyü 1137 ve 1042 parsel numarası verilerek, malik haneleri açık olarak tutanak düzenlenmesi üzerine dosya görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Müdahiller, taşınmazları haricen satın aldıkları idiasıyla davaya katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalılar ve dahili davalıların, çekişmeli taşınmazlardaki davacı paylarına el atmalarının önlenmesine, … ve … dışındaki müdahillerin davasının tespitten sonra satın alma nedeniyle reddine, 1137 parselde 280 m2 kısmın kumluk niteliğiyle tespit harici bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar …,…,…,…,…, müdahiller …, …, … ., … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 16 ve 17. Hukuk Dairelerinin bozma kararlarına uyularak karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dairenin 09.03.2011 günlü geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden çekişmeli taşınmazların doğu sınırında, genel kadastro sırasında çalılık niteliğiyle tespit harici bırakılan, daha sonra yargılamanın devamı sırasında 1988 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosunda Beşiktepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan, ancak eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen geniş orman alanı bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken; mahkemece, somut olayda, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi koşulları bulunduğu gözetilerek çekişmeli taşınmazların ormanla ilgisinin belilenmesi amacıyla orman ve ziraat uzmanı aracılığıyla araştırma yapılmamış, Orman Yönetimi Hazine ve Ezine Belediyesi davaya dahil edilmeden karar verilmiştir.
O halde; öncelikle Orman Yönetimi, Hazine ve Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, bundan sonra yörede 1988 yılında yapılan orman kadastrosunun yargılama sırasında yapılması nedeniyle kesinleşmediği gözetilerek, Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazları birarada gösteren ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları düzenlenmişse 1970’li yıllara ait orjinal renkli memleket haritası ile hava fotoğrafları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp , hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman ya da 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, uygulamada komşu parsel kayıtlarından da yararlanılmalı, ziraat uzmanından taşınmazın eğim durumunun bilimsel verilere dayalı olarak açıklandığı rapor alınmalı, eğimi %12’den fazla olan çalılık, fundalık niteliğindeki yerlerin 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramına göre orman sayılan yerlerden olduğu gözönünde bulundurulmalı, taşınmazda yargılama sırasında imar uygulaması yapılması nedeniyle imar tapuları getirtilerek imar tapularında malik olarak görünen kişiler davaya dahil edilmeli, harici satın almaya dayananlar yönünden 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddesinde aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalı, taşınmazların malik hanelerinin boş olması nedeniyle de 30/2. maddesi gözönünde bulundurulmalı, taşınmazlardaki muhdesatların da kim ya da kimler tarafından yapıldığı ve kullanıldığı beyanlar hanesinde gösterilmeli, resen toplanacak deliller ve önceki 17. Hukuk Dairesinin bozma kararında değinilen hususlar da gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Böylesine bir inceleme yapılmadan eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükme yöneltilen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.