YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7176
KARAR NO : 2011/11472
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, vergi kaydına dayanarak yörede yapılan orman kadastrosu sırasında … köyündeki tahminen 130 – 150 dönüm miktarındaki taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 17/02/2006 ila 20/03/2006 tarihleri arasında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 08/04/2009 ila 08/10/2009 tarihleri arasında ilanı yapılan dava tarihinde kesinleşmeyen 2/B uygulaması vardır.
Kadastro Mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, dava her ne kadar 6 aylık 2/B askı ilanı süresi içerisinde açılmış ise de; davacı dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Çekişmeli taşınmazlar 2006 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesinde göre yapılan kadastro sırasında orman niteliğiyle tesbit edilip 17/02/2006 tarihinde askı ilanları yapılıp 30 günlük askı ilan süresi içinde itiraz olunmadıklarından tutanaklar kesinleşerek tapuya kaydedilmiş, dava 08/10/2009 tarihinde açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12/10/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.