Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7216 E. 2011/11334 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7216
KARAR NO : 2011/11334
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 111 ada 20 ve 112 ada 18 parsel sayılı sırasıyla 20374,90 m2 ve 7047,88 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Köy Tüzelkişiliği, dava konusu 20 sayılı parselin köyün kilisesine ait tarla olup kilisenin ihtiyaçları için ekilip biçildiğini, 18 sayılı parselin ise, üzerinde eskiden kilise bulunduğunu, zamanla kilisenin yıkıldığını, ancak taşınmazın kilise arsası olduğunu belirterek zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle davacı köy adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların üzerinde davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 – 17. maddelerinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirlenerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edildiğine göre taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman olup olmadığı araştırılarak zilyetlikle taşınmaz edinme koşuları yöntemince araştırılmalıdır. Diğer taraftan, 18 sayılı parsel üzerinde eski kilise kalıntıları bulunduğu belirlendiğine göre uyuşmazlığın çözümünde önemli olan yön, bu nitelikteki bir taşınmazın kazandırıcı zananaşımı zilyetliği yolu ile edinilmesinin mümkün olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Hemen belirtelim ki, İntikal Kanunları uyarınca Hazineye kalan taşınmazların zilyetlikle edinilmesi olanaksızdır. Rumlardan ve Ermenilerden metruk kilise yerlerinin hukuki durumunu ve sonucunu düzenleyen herhangi bir sözleşme bulunmamaktadır. 1341 tarihli Bütçe Kanununun 23. maddesinin 5. bendinde aynen “mübadeleye tabi olmayan tüzel kişilerden metruk bilcümle emvali gayrimenkullerin bütün hukuk ve vecaibi ile bulundukları illerin özel idarelerine devredileceği” öngörülmüştür. Anılan bu hüküm karşısında, metruk kilise arazilerinin mülkiyeti İl Özel İdarelerine ait bulunmaktadır. Taşınmazların kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilip edilmediği yönünden de bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 18 sayılı parsel üzerindeki eski kilise kalıntılarının kültür varlığı olarak tescil edilip edilmediği, yerin sit alanında kalıp kalmadığı araştırılmalı yukarıdaki açıklamalar ışığında zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.