YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7324
KARAR NO : 2011/16331
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 Sayılı Yasanın Ek – 4. maddesine göre yapılan kadastroda Konyaaltı İlçesi Hurma- Belenmaşı mevkii 20407 ada 6 parsel sayılı 436,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve eşit hisseler ile … oğlu 1949 doğumlu … , … oğlu 1959 doğumlu … kullanımında ve üzerindeki zeytin ağaçlarının … kullanımında olduğu” yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … çekişmeli parselin kullanım hakkını 08.04.1999 tarihinde şahitler huzurunda satın aldığı, 1999 yılında bu yere ev yaptığı, su ve elektrik abonesi olduğu, emlak vergilerini ödediği, davalı gerek kişinin kullanımı olmadığı iddiasıyla, beyanlar hanesinde davalı gerçek kişi yararına konulan kullanıma ilişkin şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli Konyaaltı ilçesi Hurma köyü 20407 ada 6 sayıl parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının tespitine, Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, taşınmazın Sadık oğlu 1959 doğumlu … kullanımında olduğunun tesbitine evin tapu kütüğününün beyanlar hanesinde gösterilmesine, tutanakta geçen … oğlu 1949 doğumlu … Göynük şerhinin ve zeytin ağaçlarının kullanımına ilişkin şerhin İPTALİNE karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi yada kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7 – 70 – 86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir.
Davacı, tutanağın beyanlar hanesinde davalı gerçek kişi taşınmazın tek başına kendi kullanımında olduğu, davalı yararına konulan zilyetlik şerhinin silinmesi iddiasıyla dava açmış olup, davanın tesbit maliki Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde hasım olarak sadece kadastro müdürlüğü gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece kadastro müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali resen gözetilerek, davanın tesbit maliki Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmeli, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbiti kesinleşmediğinden, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi gereği, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yargılama devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi