Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7355 E. 2011/15800 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7355
KARAR NO : 2011/15800
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 Sayılı Yasanın 8 ve 3402 Sayılı Yasanın Ek-4 Maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … köyü 13313 ada 1 parsel sayılı 2249,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, 6831 sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, daha önce Tarım İl Müdürlüğü elemanlarınca yapılan ölçümde arazisinin 5527 m2 olduğu ve içerisinde ev olduğu belirtildiği halde, yapılan tesbitte taşınmazın miktarının az belirlendiği ve üzerindeki ev muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmediği, bu hata giderilerek taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi, üzeindeki evinin beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli … ilçesi … köyü 13313 ada 1 sayılı parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının tespitine, Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, taşınmazın … oğlu 1956 doğumlu … Avcının kullanımında olduğunun tesbitine, taşınmaz üzerindeki evin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, zeytin bahçesinin muhdesat olarak gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi ya da kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1. maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, kadastro müdürlüğü’nün davalı gösterilmesinin ve Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen çekişmeli parselin beyanlar hanesine kullanıma ilişkin şerh yazılması istemiyle dava açıldığı halde, mahkemece davacı tarafa davasını Hazineye yönlendirilmesi için olanak verilmeden ve parselin kullanılacak bir yer olup olmadığı ya da davacının kullanımının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, sadece davacının sunduğu fotoğraflar ve birisi köy muhtarı iki tanığın celsede dinlenen soyut beyanları ve bu tanıklardan … tarafından tek imza ve mühür ile onaylanan ilmühaber esas alınarak karar verilmiştir.
O halde mahkemece, davcı tarafa davasını Hazineye yönlendirmesi için olanak verilmeli, yaygınlaştırılmaması halinde davann bu nedenle reddine karar verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devamla, bir ziraat uzmanı, bir harita mühendisi ya da … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli parselin üzerinde inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazın tarımda kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa kullanım şeklinin bunun taşınmazın ekonomik anacına uygun olup olmadığı, tarım tekniği açısından verimli bir tarım alanı olup olmadığı, tarım alanı olarak kullanılmasında mı çalılık olarak muhafazasında mı yarar bulunduğu hususlarında teknik bilirkişi raporları alınmalı, oluşacak sonuca göre, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince sicil oluşturulmalıdır. Açıklanan husus gözetilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.