YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7356
KARAR NO : 2011/16334
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … tapuda paylı olarak adlarına kayıtlı olan eski Solak köyü 243 sayılı 4082 m2 yüzölçümündeki parselin, 5304 sayılı Yasanın 6. Maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 22. madde 2. fıkra (a) bendi hükmüne göre yapılan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması sırasında, eksik ölçülerek 3251,97 m2 yüzölçümü, 13202 ada 16 parsel sayısı ve … krokisi ile kendi adlarına tesbit edildiği, bu yanlışlığın giderilerek parselinin gerçek yüzölçümüyle adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenilemede ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı gerekçesiyle davanın REDDİNE, Dava konusu Solak köyü Küçükbük mevkii eski 243 sayılı parsel … 3251,97 m2 yüzölçümündeki 13202 ada 16 sayılı parselin tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, dava konusu parselin yüzölçümünün ve sınırlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın 22/a maddesi gereğince yapılan, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılması işlemine itiraza ilişkindir.
5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 22/2 fıkra (a) bendi ve Kadastro Mahkemesinin Genel olarak görevi 3402 sayılı Yasanın 25. Maddesinde, zaman bakımından görev ve yetkisi ise aynı yasanın 27. maddesinde düzenlenmiştir. 3402 sayılı Yasanın 22/2 fıkrasının (a) bendi gereği yapılan tesbitte taşınmazın mülkiyeti, çapı ve yüzölçümü tartışma konusu edilemez, bu işlemde uygulama kabiliyeti bulunmayan ve harita tekniğine uymayan haritalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritaları düzenlenerek, bu tesbitin kesinleşmesi halinde tapu malikleri adına tapuya tescil edilir.
Mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği gibi, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada Kadastro Mahkemesi görevli olup, Taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodizi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif
ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Yasanın 22/2 madde (a) bendiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin 26.11.2006 gün ve 26361 sayılı resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre yapılacak çalışmalara ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilisel verileri içeren rapor alınmalı, şayet yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıklar giderecek hüküm kurulmalı, şayet çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptandığı taktirde, davanın aynı zamanda taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği, bir bölümünün komşu parsellerde kaldığı iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı düşünülerek görevsizlik kararı verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.