YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7451
KARAR NO : 2011/11696
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 121 ada 119 parsel sayılı 9199,24 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile ¾ payı davalı … ve ¼ payı davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmaza eşit hisse ile paydaş oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü yerinde değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi raporuna ekli eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında taşınmazın orman sayılmayan açık alanda kaldığı görülmektedir. Eylemli olarak da orman değildir. Üzerinde bulunan üç adet meşe ağacı nedeniyle, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman olma yolunda pozitif gelişme gösterdiği yönünde rapor verilmiş ise de, bilirkişinin vardığı sonuç, somut olgularla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, eski tarihli belgelerde ve eylemli orman olmadığından müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.