YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7526
KARAR NO : 2011/8021
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul eksikliğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.6.2008 tarih 2008/2740-3219 sayılı bozma kararında: “Taşınmazın ormanla olan ilgisinin belirlenmesi, nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan yerlerden bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmiş idi. Uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan inceleme, getirtilen belgeler ve uzman ormancı bilirkişi raporuna göre kesinleşmiş orman sınırlandırma hattının dışında dört tarafı ormanla çevrili orman sayılmayan bir yer olduğu bildirilmiştir. Paftaya göre de, dava konusu taşınmaz ormanlık alanlarla çevrilidir. Bu durumda dava konusu parselin 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Zira ormanın bütünlüğünü bozan ve orman aleyhine genişletme kaydeden orman içi boşlukların kazanılması yasaklanmıştır. Bozmada taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gereğine işaret edildiğine göre bu yön bozmanın kapsamında sayılır. Uzman bilirkişinin raporu bu bakımdan yetersizdir. Belirtilen husus üzerinde durulması, orman sayılmayan, orman içi boşluğu konumunda olan dava konusu yerin davacı tarafından kazanılıp kazanılamayacağının araştırılıp belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Teknepınar köyü 456 parsel sayılı 12156 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman alanları ile çevrili olup orman sayılan yerler içinde kaldığından hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 456 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece taşınmaz orman içi açıklık niteliğinde olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava zilyetliğe dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Yörede 1986 yılında yapılan ve 30.03.1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ve orman kadastro haritasındaki konumuna göre 6831 sayılı Yasanın 17/2 ve orman kadastrosunun uygulanması hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi kapsamında dört tarafı 109 ada 1 nolu orman parselinin itirazsız kesinleşen kısımları ile çevrili orman içi açıklık konumunda bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastrosu dışında kalsa bile zilyetlikle kazanılamayacağından, özel mülk olarak tapuya tescil edilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.