YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7612
KARAR NO : 2011/11706
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 162 ada 1 ve 5, 165 ada 2, 3, 4 ve 164 ada 1 parsel sayılı, 2422,94 m2, 51270,18 m2, 5029,20 m2, 48119,64 m2, 8566,94 m2 ve 64287,28 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden incir bahçesi, kargir ev niteliği ile 164 ada 1, 165 ada 1 ve 5 sayılı parseller …, 165 ada 2 sayılı parsel …,165 ada 3-4 sayılı parseller … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, davalı … adına tespit gören 164 ada 1, 165 ada 1 ve 5 sayılı parsellerin ortak murisleri …’dan kaldığını belirterek miras payı iddiasıyla, davacılar … ve … ise, dava konusu tüm taşınmazların murisleri …’dan kaldığınını belirterek miras payı iddiasıyla ayrı ayrı dava açmış, davalar HMK gereğince aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmşitir. Hazine ve Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuşlardır. Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, müdahil Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle müdahiller Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların 1962 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda görüldükleri, en eski tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılan alanda kaldığı belirtilmiş ise de, rapora ekli memleket haritasında dava konusu taşınmazların üzeri kalemle çizilmek suretiyle tarandığından memleket haritasında ki rumuzlar anlaşılamadığı gibi eylemli olarak da taşınmazlar üzerinde çok sayıda incir ve zeytin ağacı bulunmasına rağmen bu ağaçların yaşlarına göre memleket haritasındaki yeşil görünümün meyve ağaçlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ya da haritada boyama hatası olup olmadığı tartışılmamıştır. Diğer taraftan taşınmazların eski tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, taşınmazların hava fotoğraflarındaki konumu gösterilmediğinden rapor denetlenememektedir. Denetime elverişli
olmayan rapor hükme esas alınamaz. Ayrıca, komşu parsel tutanakları ve dayanak belgeleri getirtilip varsa dayanak kayıtlarında çekişmeli taşınmazlar yönünü ne şekilde nitelendirdikleri de araştırılmamıştır. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; eski tarihli hava fotoğrafları ile orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazlar üzerindeki ağaçların yaşları ve cinsleri belirlenerek memleket haritasındaki yeşil görünümün bu ağaçlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tartışılmalı, varsa komşu parsellerin dayanak belgelerinde çekişmeli taşınmazlar yönünü nasıl okudukları belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 18.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.