Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7635 E. 2011/7233 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7635
KARAR NO : 2011/7233
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında… köyü 164 ada 1 parsel sayılı 20035203.30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, … kazandırıcı zamanaşımı iddiasıyla dava açmıştır. Aynı iddiayla …, …, …, . … …, …, … ve …, …, …, … ve …, …, …, … ve …, …, …, …, …, …, …’in açtığı davalar bu dosya ile birleştirilerek, mahkemece; birleşen 2008/25 sayılı dosyanın davacısı … ve müdahil davacısı … … tarafından müştereken dava edilen ve birleşen dosyaya ilişkin … bilirkişisi raporunda kırmızı renkle … olarak (C) harfi ile gösterilen 2071,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, dava dışı üçüncü bir şahıs olan … oğlu … … adına tapuda kayıtlı 101 ada 4 nolu parsel sınırlarında kaldığı ve çekişme konusu 164 ada 1 nolu orman parseli sınırlarında kalmadığı anlaşılmakla bu taşınmaza ilişkin açılan davasının husumet yönünden REDDİNE, birleşen 2008/25 sayılı dosyanın davacısı … ve müdahil davacısı … … tarafından müştereken dava edilen ve bilirkişi raporunda yeşil renkle … olarak (B) harfi ile gösterilen 3246,91 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ise kadastro tutanağı düzenlenmeyen ve ziraat bilirkişinin raporuna göre de zilyetlikle iktisaba elverişli nitelikte olmayan Dicle nehri … yatağında kaldığı anlaşıldığından bu kısma ilişkin dava dilekçesinin HUMK.nun 27.maddesi uyarınca görev yönünden REDDİ İLE MAHKEMENİN GÖREVSİZLİĞİNE, Davacı …, birleşen 2008/25 sayılı dosyanın davacısı … ve müdahil davacısı … …, birleşen 2010/5 sayılı dosyanın davacıları …, …, …, …, birleşen 2010/7 sayılı dosyanın davacısı …, birleşen 2010/8 sayılı dosyanın davacısı …, birleşen 2010/9 sayılı dosyanın davacısı …, birleşen 2010/13 sayılı dosyanın davacıları …, …, …, birleşen 2010/14 sayılı dosyanın davacısı …, birleşen 2010/15 sayılı dosyanın davacıları …, …, …, birleşen 2010/16 sayılı dosyanın davacısı … … ve birleşen 2010/17 sayılı dosyanın davacısı … tarafından açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE, birleşen 2010/6 sayılı dosyanın davacısı … tarafından 164 ada 1 nolu parselin kadastr o tespitinin iptali istemi ile açılan davanın KISMEN KABULÜNE, … ili Hasankeyf ilçesi… köyü 164 ada 1 nolu parsel içerisinde yer alan ve … bilirkişisi … … tarafından ibraz edilen 22/04/2010 tarihli rapora ekli ölçekli krokide (C) harfi ile işaret edilen 7489,37 metrekarelik bölüme ilişkin kadastro tespitinin İPTALİ ile, 2010/6 esas nolu dosyada (C) harfi ile gösterilen 7489,37 metrekarelik bu bölümün… köyünün aynı ada son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilmek suretiyle davacı … adına BAĞ VASFI İLE TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, …’İN fazlaya ilişkin dava ve taleplerinin REDDİNE, birleşen dosya 2010/10 sayılı dosyanın davacıları …, … ve birleşen 2010/12 sayılı dosyanın davacısı … tarafından 164 ada 1 nolu parselin kadastro tespitinin iptali istemi ile açılan ve birleştirilen davanın KISMEN KABULÜNE, … ili Hasankeyf ilçesi… köyü 164 ada 1 nolu parsel içerisinde yer alan ve … bilirkişisi … … tarafından ibraz edilen 22/04/2010 tarihli rapora ekli ölçekli krokide (C) harfi ile işaret edilen 10935,74 metrekarelik bölüm ve (D) harfi ile işaret edilen 11418,68 metrekarelik bölümün kadastro tespitinin İPTALİ ile, 2010/10 esas nolu dosyada (C) harfi ile gösterilen 10935,74 metrekarelik ve (D) harfi ile gösterilen 11418,68 metrekarelik bölümlerin… köyünün aynı ada son parsel numarasını takip eden parsel numaraları verilmek suretiyle davacılar …, … ve … adına 1/3 eşit hisselerle PAYLI (MÜŞTEREK) MÜLKİYET HÜKÜMLERİNE GÖRE BAĞ VASFI İLE TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, fazlaya ilişkin dava ve taleplerinin REDDİNE, çekişmeli taşınmazın reddedilen bölümlerinin tespit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen 2010/16 sayılı dosyanın davacısı … …, 2010/10, 11, 12 sayılı dosyanın davacıları …, …, …, 2010/5 sayılı dosyanın davacıları …, …, …, … 2010/13 ve 15 sayılı dosyaların davacıları …, …, …, …, …, … ile davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1) Davacı … …’ın temyiz itirazları yönünden;
Mahkeme hükmü davacı … …’a 11/10/2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı tarafından 05/11/2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) Davacıların …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve mahkemenin 2010/5, 10, 11, 12, 13 ve 15 sayılı dosyalarında dava edilen ve mahkemece reddine karar verilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
3) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin birleşen 2010/6 sayılı dosyada kabul edilen ve bilirkişi rapor ve krokisine (C) harfiyle işaretli 7489,37 m², birleşen 2010/10 ve 12 sayıl dosyalarında kabul edilen (C) harfi ile işaretli 1935,74 m² ve (D) harfiyle işaretli 11418,68 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Mahkemece temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölümlerin davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki temyize konu taşınmazların dört tarafı itiraz edilmeden kesinleşen 164 ada 1 sayı orman parseli ile çevrili olup 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde oldukları, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20-808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7-22-43, 13.10.1999 gün 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mahkemenin birleşen 2010/6 sayılı dosyasında dava edilen ve bilirkişi rapor ve krokisine (C) harfiyle işaretli 7489,37 m², 2010/10 ve 12 sayılı dosyalarında dava edilen ve (C) harfi ile işaretli 1935,74 m² ve (D) harfiyle işaretli 11418,68 m²’lik taşınmaz bölümlerine yönelik BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 09/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi .