YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7691
KARAR NO : 2011/11770
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1986 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 229 parsel numaralı 17500 m2 yüzölçümlü taşınmaz, Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ise de …’ın açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucunda mahkemenin 1988/52-432 sayılı kararıyla davacısı adına tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kesinleşen 2/B madde sahası içinde kalan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 2/B madde sahasında kaldığı şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1996 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davalıların bayii tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali tescil davası sonucu asliye hukuk mahkemesinin 1988/52-432 sayılı kararıyla 229 parselin ilk maliki olan … adına tesciline karar verilmişse de; yörede 1996 yılında 6831 sayılı Yasa kapsamında yapılan orman kadastro işlemleri sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alındığı, yapılan bu işleme karşı davacı tarafından hak düşürücü süreler içerisinde kesin hükme dayanılarak dava açılmadığı, bu nedenle tahdidin kesinleştiği, kesin hükmün, ilgilinin yasanın öngördüğü süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması halinde dikkate alınabileceği, hak düşürücü sürenin kesin hükümden önce gelmesi nedeniyle artık … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/52-432 sayılı kararının gözönünde bulundurulamayacağı gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.