YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7710
KARAR NO : 2011/6883
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 142 ada 27 parsel sayılı 1203,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 23.11.1978 tarihinde 1744 sayılı Yasaya göre ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklığı olması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de uzman orman bilirkişi kurulu raporuna göre; yörede 1744 sayılı Yasaya göre 1978 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve 1953 tarihli hava fotoğrafı ile1957 tarihli Memleket Haritasında da beyaz renkli açık alanda olduğu, Hazinenin davada taraf olmadığı, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna dayanarak sadece 142 ada 24, 25, 26 ve 27 sayılı parseller hakkında dava açıp, kuzeyde ve batıda komşu parseller hakkında dava açmadığından, o parsellerin kişiler adına yapılan tespitlerinin kesinleştiği, bu durumda; orman kadastrosu kesinleşen bir yerde Orman Yönetiminin kesinleşmiş tahdit haritasına dayanabileceği, taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde anılan orman içi açıklığı konumunda olduğunun kabul edilmeyeceği, ancak; Hazine tarafından Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılacak bir davada taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığının tartışılabileceği, çekişmeli taşınmaza komşu 142 ada 25 parsele ilişkin olarak Dairenin 14.12.2009 gün ve 2009/15475-18607 sayılı ilamından da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Orman Yönetiminin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.