YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/782
KARAR NO : 2011/4122
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman ve arazi kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 2539486,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, bu taşınmazın içinde zilyetliğinde bulunan fındık bahçesinin kaldığını, bu bölümün adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin 01.07.2009 tarihli krokide 2668,08 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve arazi kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmış ve 02.07.2008 tarihinde 101 ada 1 parsel tutanağı düzenlenerek, 14.10.2008 – 12.11.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmıştır. Temyize konu dava ise 18.09.2008 tarihinde açılmıştır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. Maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkındaki davanın hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde; bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlendikten sonra, ancak tutanak kesinleşmeden dava açıldığından ve 3402 sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, askı ilan süresi içinde açılan davalara bakma görevi kadastro mahkemesine ait bulunduğundan, davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir. Davalı taşınmazın tutanağının kesinleşmediği gözönüne alınmadan, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.