Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7876 E. 2011/8060 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7876
KARAR NO : 2011/8060
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (A2) ile gösterilen kısmının 1241 parsel içinde, (A3) ile gösterilen kısmının 811 parsel içinde kaldığı ve bu parsellerin tapuda gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından davacının bu kısımlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davacının (A1) ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince: Çekişmeli taşınmazın (A1) ile gösterilen kısmının Mahkemenin 1972/990-1982/570 sayılı kararı ile …’nun zilyetliğinde olduğu belirlendiği ve davacının bu kısım üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiş ise de keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacının babası …’den kaldığını ve sağlığında oğlu davacıya hibe ettiğini taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını bildirmiş olup bu kısmın …’nun zilyetliğinde olduğuna dair her hangi bir beyanda bulunmadıkları gibi bu hususta mahalli bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı bilgilerine de baş vurulmamıştır.Bu nedenle mahallinde yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın (A1) ile gösterilen kısmının zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli;taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı, taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu belirlendiği taktirde dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, muris yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan (A1) ile gösterilen kısma yönelik olarak hükmün BOZULMASINA 27.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.