YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7927
KARAR NO : 2012/8712
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, bir kısım davalı vekillerinin duruşma isteminin yeterli duruşma pulu eklenmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1970 yılında yapılan kadastroda …-… Birliği … Çiftliği mevkii, 360, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 387, 388, 389, 395, 396, 397, 398, 400, 401, 402, 405, 406, 408, 409, 411, 415, 417, 420, 422, 423, 424, 425, 426, 446, 464, 465, 466, 2806, 2809 ve 2810 sayılı parseller, tapu ve zilyetlikle ilkin gerçek kişiler adına tesbit edilmiş, daha sonra Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 ve 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/8 esaslarında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanelerinin üstü çizilmek suretiyle tesbit edilmiştir.
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 esasına kayıtlı dava dosyasında; davacılar … ve arkadaşları, davalılar … Avşar ve arkadaşları aleyhine 21.08.1947 tarihli dilekçeyle, … Çiftliği sahipleri … ve … Uluç’tan 1500.- TL’ye satın aldıkları, halen 5000.- TL değerindeki … mezarlığı mevkiindeki çiftliğin D: …, B: Sahibi senet tarlası, K: … G: Taşlık ve çalılık sınırları ile çevrili arazideki zeriyat ve fidanlarının davalılar tarafından imha edilmiş olduğu, 2311 sayılı Yasaya göre yaptıkları müracaatlarının yedlerindeki tapular ileri sürülerek tapuya dayanarak el attıkları, bu el atmanın haksız olduğu, arazinin önceki maliklerinin kumu satmak ve otlakiyeyi satmak şeklinde zilyet oldukları, davalıların tutunduğu D: Büyük …, B: Arap mezarlığı, K: Yalnız Tepe, G: Kendi tarlası ve yine davalılara ait D: Büyük …, B: Arap mezarlığı, K: kendi tarlası G; lebi derya ile çevrili bitişik iki tapunun sadece tepe sınırı gerçek olup taşınmaza uymadığı, davalıların tapuları kapsamında kalan taşınmaza el atmalarının önlenmesi istemiyle açtıkları dava, görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmış, 1977/2 esas numarası alan dava dosyası mahkemenin 2003/20 esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Orman Yönetimi tarafından, … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılıp yapılan itirazlar üzerine bu ormanın tahdit dışında bırakılmasına ilişkin 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu kararının iptali ve bu alanların tekrar devlet ormanı olarak sınırlandırılması istemiyle açılan davanın reddine ilişkin yerel mahkemenin 03.07.1997 gün ve 1989/1726-212 sayılı kararı ile aynı köy 304, 311, 338, 339, 340 ve 1369 sayılı parsellerin tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tesbitine karşı bir kısım gerçek kişilerin tapuya dayanarak açtıkları, Orman Yönetiminin ise, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu savıyla açtıkları davaların reddine, 338 ve 339 sayılı parsellerin kısmen özel orman kısmen tarla diğer parsellerin de tarla olarak tapu maliki gerçek kişiler adına tesciline ilişkin yerel mahkeme kararları, taraflarının temyizi üzerine, Orman Yönetimince açılan orman kadastrosuna itiraz davası yönünden Yargıtay 20. Hukuk
2011/7927 – 2012/8712
Dairesinin 02.04.2002 gün ve 2000/8212-3007, 338 parsel için Dairenin 02.04.2002 gün ve 2000/8215-3011; 339 parsel için Dairenin 02.04.2002 gün ve 2000/8214-3011, 340 sayılı parsel yönünden 02.04.2002 gün ve 2000/8213-3009; 1369 sayılı parsel yönünden 14.04.2003 gün ve 2003/2993-2904 sayılı kararları ile “ Aynı gün Dairede incelemesi yapılan mahkemenin 1987/192 (ayırıp birleştirilmeden önce 1971/26) sayılı olup, Dairenin 2000/8214 Esas numaralı dosyasının konusu …-… köyü 338 parsel sayılı 100.000.000 m2 yine mahkemenin 1987/193 (ayırıp birleştirilmeden önce 1972/13) sayılı ve Dairenin 2000/8215 sayılı dosyasına konulan aynı yer 339 parsel sayılı 115.000.500 m2, yine mahkemenin 1971/21 Dairenin 2000/8213 sayılı dosyasına konulan aynı köy 340 parsel sayılı 94.100.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 08.08.1970 tarihinde düzenlenen kadastro tutanakları ile çevresindeki bir çok parsellerle birlikte Haziran 1947 tarih 39 ilâ 46 numaralı tapu kayıt ve 127, 129 ve 134 numaralı vergi kayıtlarına dayanılarak davalı kişiler adına paylı olarak tesbit edildiği, Orman Yönetimi bu ve komşu ya da yakın komşu parsellerin bir çoğunun orman sayılan yerlerden olduğu … ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak kadastro komisyonuna yaptıkları itirazın reddi üzerine davacı … Yönetiminin orman savı ile Bayram, …, … … Kavak, … ve … Mayıs 1318 tarih 21, 22, 28 ve 29 numaralı tapu kayıtlarına ve 1946 yılından beri sürdürdüklerini iddia ettikleri zilyetliğe dayanarak dava açtıkları, 338, 339 ve 340 numaralı bu dava dosyaları 340 numaralı parselle ilgili 1971/21 sayılı dava dosyası ile 12.04.1974 tarihinde birleştirilmişse de daha sonra 08.12.1986 tarihli kararla ayrılmak suretiyle davaları yürütüldüğü, mahkemece aynı 25.12.1996 tarihinde verilen kararlarla davaların reddine 338 numaralı parselin 23.06.1993 tarihli krokide (A) ile gösterilen 95.570.000 m2’lik bölümünün tarla niteliği ile (B) ile gösterilen 4430 m2’lik bölümünün özel orman niteliği ile tamamı 402.265.373.000 pay kabul edilerek tesbit gibi malikleri adına tesciline, 339 numaralı parselin 18.05.1994 tarihli krokide (A) ile gösterilen 1870 m2’lik bölümünün özel orman, (B) ile gösterilen 113.630 m2’lik bölümünün tarla niteliği ile ve aynı paylarla tesbit maliki davalılar adına tesciline, 340 numaralı parselin tamamının 94.100.000 m2 yüzölçümü ile tesbit malikleri ve davalılar adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, her üç parsel yönünden davacı … Yönetimi ve davacı … arkadaşları ile 338 ve 339 numaralı parsellerin özel orman niteliğinde olarak tesciline karar verilen bölümler hakkında da davalı … ve Arkadaşları tarafından temyiz edildiği,
Diğer taraftan, davacı … Yönetimi tarafından …, … , …, … ve … aleyhine 17.08.1984 tarihinde açtığı ve Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1984/645 Esas numarasına kaydedilen orman tahdidine itiraz davası ile 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 23.11.1976 gün ve 10 numaralı kararının iptalini isteyerek davacı dilekçesindeki açıklamasında “Bu bölgede 1976 yılına kadar orman kadastrosunun yapılmadığı, bu tarihte yapılan ve 15.09.1976 tarihinde ilân edilen orman kadastro işlemi ile 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından … köyündeki ormanlık alanları 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile belirleyip, … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan bu bölümün itirazlar üzerine 7 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 23.11.1976 gün 10 numaralı kararla iptal edilmesi işleminin yanlış olduğunu, sözü edilen 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile orman olarak sınırlandırılıp tahdit içine alınan 338, 339, 340, 311, 312, 379, 380, 381, 383, 1378, 1379, 1380, 1381, 1390, 1391, 1392, 1393, 1394, 1395, 1396, 1397, 1398, 1399, 1400, 1401, 1402, 1403, 1404, 1405, 1406, 1407, 1408, 1409, 1410, 1411, 1412, 1413, 1414, 1415, 1416, 1417, 1418, 1419, 1420 ve 1421 numaralı parseller hakkında tesbitlere itiraz edip, tapulama mahkemesine dava açtıklarını; ayrıca 2801, 2802, 2804 ve 2800 numaralı parseller hakkında aynı iddia ile tapulama mahkemesinin 1971/78 sayılı dosyasında açtıkları dava sonucu bu parsellerin mahkemece devlet ormanı olduğuna karar verilip kesinleştiğini (sözü edilen tapulama mahkemesinin 1971/78 sayılı dava dosyasının bu dava dosyasına ekli olduğu ve 17.08.1971 tarihinde Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu mahkemenin 20.04.1982 gün ve 1971/78-161 sayılı kararı ile 2801, 2802, 2803 ve 2804 numaralı parsellerin tamamı ile 2800 numaralı parselin (B) ile işaretli 16.300.000 m2’lik bölümünün 02.04.1982 tarihli serbest Orman Mühendisi …’in raporuna
2011/7927 – 2012/8712
göre orman sayılan yerlerden olmaları nedeni ile 766 sayılı Yasanın 2. maddesine göre ORMAN OLARAK TAPULAMA DIŞI BIRAKILMASINA VE TAPULAMA TESBİTLERİNİN İPTALİNE, diğer dava konusu 2797, 2798, 2799, 2824, 2825, 2826, 2827, 2828, 2829, 2805, 1699, 1698, 1697, 1696, 1695 ve 1694 numaralı parsellerin tamamı ile 2800 numaralı parselin keşif haritasında (A) ile gösterilen 4300 m2’lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olmaları nedeni ile tesbit gibi davalılar adına tesciline karar verildiğini ve hükmün Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.04.1983 gün ve 1982/16073-6229 sayılı kararı ile onandığını ve aynı dairenin 09.03.1984 gün ve 1983/17710-3400 sayılı kararı ile de karar düzeltme isteminin red edilip kesinleştiğini, orman kadastro komisyonunun 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile orman sınırı içine alınan saha hakkındaki işlemi 10 numaralı karar iptal etmişse de yapılan ilân üzerine bir yıllık süre içerisinde dava açılmadığı; ancak, bu yerlerin halen tahrip edilmesine rağmen 0,1 ilâ 0,4 kapalılıkta orman niteliğini koruduğu Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.03.1984 gün ve 1983/6342-1633 sayılı kararında da belirtildiği gibi “Orman kadastrosunun kesinleşmesinden önce taşınmazın aynına ilişkin olarak verilmiş bir dava var ise bu davanın orman kadastrosuna peşinen yapılmış bir itiraz olarak kabulü ile önce açılmış olan bu davanın orman tahdidine itiraz davası haline de dönüşeceğinden” komisyon kararına karşı her ne kadar bir yıl içinde dava açılmamışsa da bu parseller hakkında açılan kadastro tesbitine itiraz davalarının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüş olması nedeniyle orman kadastrosunun kesinleşmeyeceğini ve haklarının zayi olmayacağını, bu nedenle tapulama mahkemesinin 1971/29 esas numaralı dosyasında 1390 ve 1321 numaralı parseller ve yine aynı mahkemenin 1971/21 esas sayılı dosyasında 311, 312, 338, 339 ve 340 numaralı parseller ve yine ayrı mahkemenin 1977/2 Esas numarasına kayıtlı 379, 380 ve 381 numaralı parseller hakkında açtıkları tesbite itiraz davalarının ayrı zamanında orman tahdidine itiraz davasına da dönüştüğünü, bu sebeple, 7 nolu Orman Kadastrosu Komisyonunun 23.11.1976 gün ve 10 sayılı kararının iptali ile 104 ilâ 181 orman tahdit sınır noktalarıyla sınırlandırılan saha içinde kalan ve tapulama mahkemesinde davaları devam eden parsellerin devlet ormanı olduğuna karar verilmesini ve komisyon kararının bir şekilde düzeltilmesini istediği, Asliye 1. Hukuk Mahkemesince 12.11.1984 gün ve 1984/645-739 sayılı kararla “Orman kadastrosu süresinde itiraz olmadığı, tapulama mahkemesinde görülen davaların itiraz davalarına dönüştüğünden bahisle bu dosyaların mahkemeye de gönderilmediği, bu durumda daha önce açılmış bir davanın varlığından söz etme olanağı bulunmadığı, orman kadastrosu kesinleştiği” gerekçesiyle orman kadastrosu itiraz davasının reddine karar verildiği, ancak Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.09.1985 gün ve 1737-5474 sayılı kararıyla “… orman kadastrosu yapılmadan önce Orman İdaresinin açtığı davalarının orman kadastrosuna itiraz niteliğinde kabul edilmesinin zorunlu olduğu, bu hukuksal açıklama karşısında davanın dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosu kesinleştiğinden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” değinerek bozulduğu, daha sonra 3373 sayılı Yasayla değiştirilen 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olduğu hükmü karşısında Asliye 1. Hukuk Mahkemesinde görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarıldığı, kadastro mahkemesinin 1989/1726 esasına kaydedilen davanın devamı sırasında 1986 yılında başlanan ve 1989 yılında sonuçlandırılan 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre 36 numaralı Orman Tahdit Komisyonunca yapılan işlemde, dava konusu yerlerin …-… I VE II NUMARALI ÖZEL ORMANI OLARAK sınırlandırılması üzerine Orman Yönetiminin 1989/741 Esas sayılı … mirasçılarının 1989/1677 Esas ve … ve arkadaşlarının 1989/1687 Esas sayılı dava dosyalarının açtıkları özel orman tahdidine itiraz davaları 1989/1726 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesinden sonra mahkemece 03.07.1997 gün ve 1989/1726 – 212 numaralı kararla “7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile orman sınırı içine aldığı ve daha sonra yapılan itiraz üzerine aynı komisyonun 23.11.1976 gün ve 10 numaralı karar ile tahdidini iptal ettiği saha içinde kalan bütün taşınmazların 1971 yılında yapılan kadastroda … köyü sınırları içerisinde parsel
2011/7927 – 2012/8712
numarası aldığı, bu parsellerin Orman İdaresinin taraf olduğu davalara da dava konusu olup, davalarının sonuçlandırılıp, bir kısmının kesinleştiği, bir kısmının tebligat safhasında olduğu, böylece aynı yer hakkındaki davalar sonuçlandırılmakla dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği,
Açıklanan şu duruma göre, yukarıda numaraları yazılı parsellerin kadastro tesbit tutanaklarının 08.08.1970 tarihinde düzenlendiği ve bu parsellerin tümü hakkında mahkemenin ayrı ayrı esas numaralarında Orman Yönetimi tarafından orman savı ile ve daha başka kişiler tarafından başka nedenlerden tapulama mahkemesine davalar açıldığı mahkemece bu parseller hakkında açılan dava dosyalarından bazılarının bağlantı nedeni ile önce birleştirildiği halde daha sonra ayrıldığı ve o esaslar üzerinde karara bağlandığı, bazı parseller yönünde verilen kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, mahkemenin gerekçeli kararını açıkladığı gibi bazı parseller hakkında açılan davaların halen devam etmekte olduğu, bazıları hakkında verilen kararların tebliğ aşamasında bulunduğu, diğer taraftan bu parsellerin tümünün kadastro tesbit tarihinden sonra parseller hakkındaki tapulama mahkemesinde açılmış davalar devam etmekte iken, yörede 1976 yılında yapılan orman tahdidinde 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile orman sınırı içine alınması ve daha sonra yapılan itirazlar üzerine orman kadastro komisyonunca tahdidin iptal edilmesi karşısında açılan 1984/645 (bozma kararından sonra 1989/1726) sayılı orman tahdidine itiraz davasının da ayrıca yürütüldüğü bu dosya hakkında verilen ve mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.09.1985 gün ve 1985/1737-5474 sayılı kararı ile “Orman tahdidine konu olan taşınmazlar hakkında tahdidden önce tapulama mahkemesinde devam etmekte olan tesbite itiraz davaları nedeni ile orman tahdidinin kesinleşmeyeceği ve tapulama mahkemesinde devam etmekte olan davaların aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz niteliğinde kabul edilmesinin zorunlu olduğu” kabul edildiğine göre, 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları içine alınan parsellerin tümü hakkında mevcut kadastro tesbitine itiraz davalarının tümünün aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası olduğu da gözönünde bulundurulup, aynı tapu kayıtlarına dayanılarak kadastro tutanakları düzenlenen parseller hakkında açılan davaların biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği gözönünde bulundurularak, hukukî ve fiili bağlantı nedeni ile H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince dava dosyalarının birleştirilerek görülmesinin zorunlu olduğu, ne var ki, mahkemenin gerekçeli kararında açıklandığı gibi Orman Yönetiminin taraf olduğu davalar sonucu bazı parseller hakkında verilen kararların kesinleştiği, artık o parseller hakkında görülen davaların kesin hüküm oluşturulduğunun kabulü gerekeceğinden 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile orman tahdidi içine alınan parsellerin tutanak asılları ve ekleri bulunduğu yerden getirtilip, bu parsellerin kimler arasında görülen davalar sonucu kesinleştiği konusunda mahkemece ayrıntılı tutanak düzenlenip ve kesinleşen mahkeme kararlarının tasdikli birer örneğinin dahi bu tutanağa eklendikten sonra Orman Yönetiminin taraf olduğu davalar sonucu kesinleşen parseller varsa onlara ait tutanak ve eklerinin yeniden tapu sicil müdürlüğüne iade edilerek o parseller hakkında kesin hüküm nedeniyle orman tahdidine itiraz davasının reddine karar verileceği nazara alınarak 144 ilâ 181 orman tahdit noktaları içinde kalan ve halen davaları devam etmekte olan parsellere ait dava dosyalarının ve yine bu arada tebliğ aşamasında olup, Yargıtay’dan bozularak gelen ve gelecek dava dosyalarının tümünün 1989/1726 orman kadastrosuna itiraz dava dosyası ile birleştirilerek tarafların iddia ve savunması doğrultusunda delilleri toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiş,
…-… köyü, 304 parsel sayılı 75.650 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1955 tarih 8, 1960 tarih 83 ve 1959 tarih 15 numaralı tapu kayıtları revizyon gösterilerek dava dışı 302, 303, 311, 312, 2770, 2771 ve 2773 parsellerle öncesinin bir bütün olduğu, intikal ve paylaşım nedeniyle Feyzullah, …, Süleyman ve … adlarına 06.09.1970 tarihinde yapılan tesbite, … …, …, …, … ve Teslime Keşan’ın itirazı üzerine tapulama komisyonunun, 28.06.1971 tarihli kararı ile, bu parsel hakkında asliye hukuk mahkemesinin 1951/463 sayılı dosyasında devam etmekte olan
2011/7927 – 2012/8712
dava bulunduğu, aynı parselin bir bölümünün … köyünde yapılan tapulama sırasında tutanağının düzenlendiği ve tapulama mahkemesinin, 1956/977 sayılı dosyasında açılan tapulama tesbitine itiraz davasının halen devam ettiği, bu nedenle malik tablosunun hükümsüz sayılmasına ve evrakın Tapulama Yasasının 13. maddesi uyarınca tutanak ve ekleri ile birlikte tapulama mahkemesine devrine karar vermiştir. Tapulama mahkemesince dava dosyası, önce bağlantı nedeniyle tapulama mahkemesinin, 1956/977 sayılı dava dosyası ile birleştirilmişse de, daha sonra ayrılarak mahkemenin, 1987/108 Esas numarasına kaydedilmiştir. Antalya Kadastro Mahkemesinin 25.12.1996 gün ve 1987/108-272 sayılı … ve arkadaşlarının davasının görev nedeniyle reddine, Recep Trakın davasının feragat nedeniyle reddine katılan … ‘nın davasının reddine parselin tesbit gibi tesciline ilişkin kararı, Orman Yönetimi ve diğer davacılar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.10.1998 gün ve 1998/9906 – 9939 sayılı kararıyla yukarıda 338, 339 ve 340 sayılı parsellerde olduğu gibi bozulmuş, bozma sonrası dava kadastro mahkemesinin 1999/270 esasına kayıt edilmiş, orman kadastrosuna itiraza ilişkin mahkemenin 1980/1726 (bozmadan sonra yeni esası 2003/20) esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
… – … köyü, … Çiftliği 311 Parsel sayılı 12800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Ekim 1955 tarih ve 8, Ocak 1960 tarih 83, Eylül 1959 tarih 15 nolu tapu kayıtları ile önceden 302, 303, 304, 311, 312, 2770, 2771, 2772 ve 2773 parsellerin bir bütün olduğundan sözedilerek … evlatları … ve arkadaşlarına aitken, taksim ve intikallerden söz edilip …, …, Süleyman ve … adlarına tesbit edilmiş, askı süresinde Orman Yönetimi, … ve arkadaşları ile … ve arkadaşlarının itirazı kadastro komisyonun 28.06.1971 tarihli kararı ile red edilmiş, 28.06.1971 tarihli kararı ile de 311 sayılı parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1951/463 esasında dava konusu olduğundan, 222 parsele ilişkin kadastro mahkemesinin 1956/977 esasında dava ceryan ettiğinden söz edilerek tapulama mahkemesine devrine karar …, … ve arkadaşları parsellerin babaları …’dan kaldığı, kendi payları da bulunduğu, adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Antalya Kadastro Mahkemesinin, … ve arkadaşlarının davasının görev nedeniyle reddine, diğer davaların sübut bulmadığından reddine parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş; Orman Yönetimi ve diğer davacılar tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.10.1998 gün ve 1998/9906-9939 sayılı kararıyla “ 311 sayılı parselin asliye hukuk mahkemesindeki dava nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edildiği, bu halde hâkimin, Kadastro Yasasının 5, 26 ve 30. maddeleri gereğince re’sen yapacağı araştırma sonunda gerçek haksahibini belirleyerek onun adına tescil kararı vermesi gerekirken, davacı gerçek kişilerin davası yönünden görevsizliğe karar vermesinin doğru olmadığına değinilerek bozulmuş, bozmanın kesinleşmesiyle dava mahkemenin 1999/270 esasına kaydedilip, 1980/1726 ( yeni esası 2003/20) sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Antalya Kadastro Mahkemesinin 10.04.1990 gün ve 1989/1687-138 sayılı dosyasında, davacı … ve beş arkadaşı tarafından davalı sıfatıyla Orman Yönetimi aleyhine 14.12.1989 tarihli dilekçe ile … Arapsuy köyü, 338 ve 339 sayılı parsellerin kısmen ve 340 sayılı parsellin tamamen orman sınırları içinde gösterildiği, oysa bu parsellerin orman ile ilgisi bulunmadığı orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile davalı … Yönetiminin bu şekilde çıkardığı muarazanın men’ine karar verilmesi istemiyle açılan dava,
Antalya Kadastro Mahkemesinin 27.08.1990 gün ve 1989/1677-511 sayılı karar ve dosyasında, davacılar … mirasçıları … ve arkadaşları tarafından, davalı … Yönetimi ve Hazine aleyhine, 14.12.1989 tarihli dilekçe ile … … Özel Ormanı – I olarak sınırlandırılan taşınmazın içinde kalan … – … köyü 338 ve 339 sayılı parsellerin kısmen ve 340 sayılı parselin tamamen orman sınırları içinde gösterildiği, oysa bu parsellerin orman ile ilgisi bulunmadığı, orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile davalı … Yönetiminin bu şekilde çıkardığı muarazanın men’ine karar verilmesi istemiyle açılan dava,
2011/7927 – 2012/8712
Antalya Kadastro Mahkemesinin 27.08.1990 gün ve 1989/741-510 sayılı karar ve dosyasında, davacı … Yönetimi tarafından davalı sıfatıyla …, …, …, …, …, …, …, …, (Vekilleri Avukat …, Avukat …, Avukat …), …, …, katılan davalılar …, …, …, … ve … aleyhine 10.04.1990 tarihli dilekçeyle; idareleri tarafından 1971 yılı kadastrosunda 311, 312, 338, 339, 340, 379, 380, 381, 383, 1378, 1379, 1380, 1381, 1390, 1391, 1392, 1393, 1394, 1395, 1396, 1397, 1398, 1399, 1400, 1401, 1402, 1403, 1404, 1405, 1406, 1407, 1408, 1409, 1410, 1411, 1412, 1413, 1414, 1415, 1416, 1417, 1418, 1419, 1420 ve 1421 sayılı parseller için tesbite itiraz davası açtıkları; ayrıca kadastro mahkemesinin 1978/78 esasa kayıtlı dava dosyasında 2801, 2802, 2804 ve 2800 parseller için açılın tesbiti itiraz davalılar kabul edilerek, bu parsellerin orman olarak tesciline kararı verildiği, bağlı 4 nolu ekip tarafından … yöresindeki ormanların 144 ilâ 181 nolu orman sınır noktaları ile … devlet ormanı olarak sınırlandırıldığı, bunun 20.07.1976 gün ve 34 ile 35 nolu tutanaklar ile berilendiği, ekip kararları ilân edilince süresi içinde itiraz ettikleri ve ormanlık alanların az belirlendiğinden söz ederek dava açtıkları, bu itirazlar üzerine 7 nolu Orman Kadastro Komisyonun itirazları red ederek … devlet ormanın orman sayılmayan yer olarak orman sınırları dışında bırakıldığı, ekip kararlarının iptal edildiği, bu işleminde orman kadastro komisyonunca ilân edildiği ancak, yönetimleri tarafından bu işleme karşı dava açılmadığı, bu yerin orman niteliğin koruduğu, her ne kadar bu yerlerin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin komisyon kararına karşı süresi içinde dava açılmamışsa da, bu yerlerin aynına ilişkin kadastro tesbitine itiraz davalarının devam ettiği, bu halde kadastro tesbitinin ve orman kadastrosunun kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği, 1390 ve 1421 parsel için 1971/29, 339, 340, 311, 312 ve 338 parselleri için 1971/21 ve 380, 379, 381 ve 383 parseller için 1977/2 esasa kayıtlı davaların aynı zamanda OTİ davasına dönüşeceği, ancak Tapulama Mahkemesi özel bir mahkeme olacağından davalar birleştirilemezse da hak kayıplarının olmayacağı, 144 ilâ 181 nolu OTS içinde kalan bölümlerin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı, dava 2003/20 esasa kayıtlı bu dosya ile birleştirilmiştir.
Antalya Kadastro Mahkemesinin 27.08.1990 gün ve 1989/1677-511 sayılı karar ve dosyasında, davacılar … mirasçıları … ve arkadaşları tarafından davalı: Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine, 14.12.1989 tarihli dilekçe ile … … Özel Ormanı – I olarak sınırlandırılan taşınmazın içinde kalan … … köyü 338 ve 339 sayılı parsellerin kısmen ve 340 sayılı parsellin tamamen orman sınırları içinde gösterildiği oysa bu parsellerin orman ile ilgisi bulunmadığı, orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile davalı … Yönetiminin bu şekilde çıkardığı muarazanın men’ine karar verilmesi istemiyle açılan dava,
Kadastro mahkemesinin 1980/1726 (yeni esası 2003/20) esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Antalya Tapulama Mahkemesinin 02.05.1991 gün ve 1989/717-328 sayılı birleştirme kararı, 2806 sayılı parselle ilgili olup, bu dosyada davalı sıfatıyla … ve arkadaşları gösterilmiş, Antalya Tapulama Mahkemesinin 02.05.1991 gün ve 1989/721-330 sayılı birleştirme kararı, 2809, Antalya Tapulama Mahkemesinin 02.05.1991 gün ve 1989/722-329 sayılı birleştirme kararı, 2810 sayılı parsellerle ilgili olup, malik hanesi boş bırakılmıştır.
…-… köyü, 2806, 2809 ve 2810 parsel sayılı sırasıyla 1700 m2, 17450 m2 ve 2250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, yine sırasıyla ham toprak ve tarla niteliğiyle 2806, 2809 ve 2810 sayılı parsellerin vilayetçe seçilen bilirkişiler göre tutanağına ekli Haziran 1947 tarihi 42 ve Temmuz 1964 tarih ve 72 nolu tapularla … ve paydaşlarının malları olduğu beyan edilmekte ise de, aslında bu parsellerin ihtiva ettiği yerlerin Temmuz 1947 tarih 8 nolu tapu ile … oğlu, … ve … oğlu … ve … … oğlu …’na ait olduğu tutanağın, mahsus sütununda adları ve imzaları bulunan muhtar ve bilirkişilerin ifadeleri ile beyan edilmekte ise de, bu 2806, 2809 ve 2810 sayılı parsellerin ihtiva
2011/7927 – 2012/8712
ettiği yerlerin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 969/8 esas nosu ile davalı olduğundan ve malik tablosunun açık bırakıldığından söz edilerek tesbit edilmiştir.
Antalya Kadastro Mahkemesinin 02.05.1991 gün ve 1989/688-312 sayılı karar ve dosyasında bulunan tutanak aslına göre …-… birliği, … mevkii 377 parsel sayılı 1829 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğiyle … adına tesbit edildiği, daha sonra; Temmuz 1947 tarih ve 8 nolu tapunun yerinin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 esasında 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/8 esasına geçerek halen davalı olduğunun mahkemece bildirildiği, 365 ilâ 485 ve 2748 ilâ 275, 360, 519, 520, 534, 1198, 1357, 1358, 1359 ve 1360 sayılı parsellerin yerlerinin bu tapunun içine girmiş olup, davalı olduğunun davacı …’nun 360 parsele ilişik 17.08.1970 tarihli dilekçesinden de anlaşıldığı, sözü edilen parsellerin maliklerinin mahkemece tayin edilmek üzere malik tablosunun üstü çizilerek malik hanesi açık tesbit edilmiş, tutanak aslı davacı olarak … mirasçıları Saniye Gültekin ve arkadaşları, davalı olarak da … Bilgin gösterilmek suretiyle, kadastro mahkemesinin 1977/2 esasa kayıtlı dava dosyasından ayrılarak dava dosyası oluşturulup, kadastro mahkemesinin 1989/688 esasa kayıt edilmiş, daha sonra kadastro mahkemesinin 1977/ 2 esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Keza, aynı şekilde, 368 parsel sayısı ile …, 365 parsel sayısı ile …, 366 parsel sayısı ile … , 379 parsel sayısı ile …, 367 ve 372 parsel sayısı ile Bayram … , 375 parsel sayısı ile … mirasçıları … ve arkadaşları, 378 parsel sayısı ile … , 381 parsel sayısı ile … Oflay ve arkadaşları, 400 parsel sayısı ile …, 420 parsel sayısı ile … , 370 parsel sayısı ile köy tüzel kişiliği, 373 parsel sayısı ile … , 374 parsel sayısı ile … , 375 parsel sayısı ile …, 376 parsel sayısı ile … , 383 parsel sayısı ile …, 380 parsel sayısı ile … , 384 parsel sayısı ile … , 387 parsel sayısı ile … , 388 parsel sayısı ile … ve arkadaşları, 389 parsel saysı ile …, 401 parsel sayısı ile … Kaymaz, 408 parsel sayısı ile … , 409 parsel sayısı ile … , 411 parsel sayısı ile … , 415 parsel sayısı ile … , 417 parsel sayısı ile … ve arkadaşları, 422 parsel sayısı ile …, 423 parsel sayısı ile … ve arkadaşları adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 464, 465 ve 466 parsel sayısı ile metruk mezarlık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilip, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanelerinin üstünün çizildiği, ilkin kadastro mahkemesinin 1977/2 esasından ayrılarak ayrı esaslara kayıt edildiği, ancak daha sonra 1977/2 esasa kayıtlı dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.
DAVAYA KATILMALAR: 1) Orman Yönetimi 16.02.1979 tarihli dilekçe ile … – … mevkii 360, 365, 367, 368, 369, 370 ilâ 372, 374 ilâ 485, 519, 520, 534 -1, 1198, 1358, 1357, 1359, 1360, 2740, 2749, 2750, 2751, 2752, 2753, 2754, 2755, 2756, 2809 ve 2810 sayılı 139 adet parselin bulunduğu alanda orman kadastrosu yapılmadığı, ancak bu parsellerin büyük bölümünün orman niteliğinde olup, orman sayılan yerlerden olduğu, 17.05.1973 tarihinde 6 numaralı Orman Tahdit Komisyonun tanzim ettiği tutanak ve haritada görüleceği gibi, büyük bölümünün orman olarak sınırlandırıldığı, bu taşınmazlara ilişkin eski tarihli tapu kayıtlarının devletleştirildiği, bu nedenle bu parsellerin gerçek kişiler adına olan tesbitinin iptali ve adlarına tescili,
2) … 22.07.1983 tarihinde 435 ve 436 sayılı parselleri babası …’ten intikalen kardeşleri arasında yapılan taksim sonucu malik sıfatıyla zilyet ettiği, bu yerde amcası … …’in payı olmadığı halde, 436 sayılı parselin amcası … adına tesbit edildiği, bu tesbitin iptali ve 436 sayılı parselin adına tescili,
3) … 13.12.1983 tarihli dilekçesiyle 31.10.1983 tarihli ve 025188 yevmiye nolu satım vaadi sözleşmesi ile 484 sayılı parselin ekli krokide ( C ) ile gösterilen bölümünü satın aldığı, yine 3. Noterliğin 20.04.1976 tarih ve 006492 yevmiyeli satış vaadi sözleşmesi ile 484 sayılı parselin 580 m2 bölümünü satın aldığı, bu bölümlerin adına tescili,
4) … 22.05.1984 tarihli dilekçeyle, Antalya 1. Noterliğinin 17.4.1978 gün ve 015377 yevmiyeli satım vaadi sözleşmesine dayanarak 437 sayılı parselin 1500 m2 bölümünün adına tescili,
2011/7927 – 2012/8712
5) … ve … 19.08.1985 tarihli dilekçeyle davacılar … ve arkadaşlarının tutunduğu tapudan 14.04.1980 tarihinde 2675 yevmiye ile 1000/344736 payı …, 1000 payı da …’in satın aldığı, paylarına göre adlarına tescili,
6) … 06.01.1986 tarihinde … köyünde bulunan 791, 980, 999, 1000, 1182, 1190, 1102, 1320, 1330, 1351, 1681 ve 1585 parseller ile … köyü, 360 365 ilâ 485, 519, 520 ve dava konusu diğer parsellerdeki … payını satın aldığı adına tescili, … 06.05.1988 tarihli dilekçesiyle de 338, 339, 340 ve 1361 sayılı parsellerde hissesine isabet eden miktardan 50000 m2 yüzölçümündeki bölümü …’tan harici senetle, 1361 sayılı parselin 12000 m2 bölümünü ise 223, 225 ve 228 parsellerdeki payına isabet eden miktardan 50000 m²’sini 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/644 esasına kayıtlı dosyasında dava konusu yerlerden 15000 m2’si olmak üzere toplam 165000 m2 yüzölçümündeki bölümünü …’tan satın aldığı adına tescili isteminde bulunmuş, 01.12.1988 tarihli dilekçesiyle de, katılma istemlerinin reddine ilişkin ara kararından dönülmesini,
7) … 27.08.1986 tarihli dilekçesiyle tapuda 06.12.1982 gün ve 4937 yevmiye ve 184 cilt nolu tapu kaydı ile Arup Suyu … mevkiinde D: Büyük …, B: Arap mezarlığı, K: Yalnız Tepe, G: Kendi tarlası ile çevrili 436 parselde … … adına tutanağı düzenlenen taşınmazı … …’den satın aldığı adına tescili,
8) … 12.02.1987 tarihinde 461 sayılı parselin 800 m²’sini Antalya 3. Noterliğinin 10.01.1980 gün ve 000730 yevmiye nolu satım vaadi ile satın aldığı, adına tescili,
9) … 09.02.1988 günlü dilekçeyle 466 sayılı parselin 1000 m2 bölümünü …’tan 1972 yılında satın aldığı adına tescili,
10 ) Muzaffer Sabur 10.02.1998 tarihli dilekçeyle 477 sayılı parseli tapu sahibi …, …, …, …, …, … ve …’dan 22.02.1977 tarih ve 7715 yevmiyeli noter satım vaadi ile satın aldığı adına tescili,
11) … ve …; … köyü, 1198 sayılı parselin (A) ile gösterilen 1128 m2 bölümünün 01.10.1976 tarih ve 86758 sayılı satım vadi sözleşmesiyle satın aldığı adına tescili,
12) … ve Avukat … parsel numarası ve dava konusu taşınmazı bildirmeden, 26.01.1988 tarihli dilekçeyle 25.09.1985 tarihli oturumda katılma isteminde bulunmuşlarsa da, istemlerinin red edildiği, 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesine göre yeniden davaya katılmak istediklerini, 11.02.1988 tarihli dilekçeyle de, Nisan 1980 tarih ve 2675 yevmiye nolu tapu ile 1000/344736 payı satın aldığı yine …’de 14.12.1979 tarih ve 7742 yevmiye ile 1000/34473 pay satın aldığı, bu payların adına tescili,
13) … 16.08.1988 tarihli dilekçesiyle 438 parseli Antalya 3. Noterliğinin 04.12.1981 gün ve 12356 yevmiyeli satış vaadi sözleşmesiyle 500 m2’sini satın aldığı bu bölümün adına tescili,
14) … varisleri 426 sayılı parselin 1000 m2’sini … adın satın aldığı adına tescili,
15) … 05.12.1988 tarihli dilekçesiyle 464 ve 465 sayılı parselleri Antalya 1. Noterliğinin 27.07.1984 tarih ve 31756 sayılı satış vaadi sözleşmesiyle … ‘den satın aldığı adına tescili,
16 ) … 18.02.1991 tarihli dilekçesiyle 16.05.1985 tarih ve 14359 yevmiye ile …’tan 500 m2 yer aldığı, bu yerin 426 parsel içinde olduğu, parselin güneybatısındaki bu bölün adına tescili,
17) Antalya Belediye Başkanlığı 24.04.1989 tarihli dilekçeyle 464, 465 ve 466 sayılı parsellerin mezarlık olduğu beledi adına tescili,
18) … 08.08.1994 tarihli dilekçeyle … mevkiindeki taşınmazdan 24.07.1980 tarihinde 388/344730 payı satın aldığı, 08.08.1996 tarihinde 01.06.1979 ve 24.07.1980 tarihinde olmak üzere toplam 1000 pay satın aldığı adına tescil,
2011/7927 – 2012/8712
19) … 14.12.1978 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı kapsamındaki taşınmazın 500/344730 payını satın aldığı adına tescili,
21) … 19.01.1994 tarihli dilekçesiyle 11.04.1978 tarih ve 7 sıra numaralı tapuda 500/344732 payı bulunduğu adına tescili,
22) … 25.12.1996 tarihli dilekçeyle, Şubat 1978 tarih ve 4 nolu tapu ve Temmuz 1979 tarih 7 nolu tapular ile 750 pay (750 m2 ) yer aldığı adına tescili,
23) … mirasçıları …, …, …, … ve … 26.12.1996 tarihli dilekçeyle tapuda celt 182, sayfa 102 sıra 13’de 10000 pay …’e aitken 25.09.1979 tarihinde 8500 payını …’nun 1000 payının da …’nun satın aldığı haklarının Temmuz 1947 tarih 8 nolu kayda dayandığı adlarına tescili,
24) …, … mirasçıları …, …, …, 04.12.1998 tarihli dilekçeleriyle Kasım 1955 tarihli ve 73 nolu tapu kaydı ile … adına kayıtlı olduğu, 1972/2 esaslı dosya kapsamından, bu tapu kaydının 338, 1205, 1208, 1210, 1450, 1700 ve 2774 sayılı parsellere uygulandığının anlaşıldığı, taşınmazların payı oranında … mirasçıları adına tescili,
25) … 03.02.1999 tarihli dilekçesiyle … – … köyü, … mevkiinde bulunan gayrimenkulü dilekçe ile Emine Yiğit’ten satın aldığı, payı oranında adına tescili iddiasıyla davaya katılmışlardır.
KARAR; Mahkemece; bu kez Orman Yönetiminin davasının KISMEN KABULÜNE, Orman Yönetimi dışındaki tarafların talep ve davalarının KISMEN KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Konyaaltı Belediye Başkanlığının dava konusu 464, 465 ve 466 sayılı parsellere ilişkin davasının REDDİNE, bu parsellerin Hazine adına tapuya tesciline, müdahillerin talep ve davasının Kadastro Kanunun 26. ve 40. maddeleri gereğince görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde görevli ve yetkili Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; dava konusu …-… mevkii 304 sayılı parselin tesbitinin iptali ile 21.085 m2’lik (A) bölümünün orman niteliğiyle Hazine, 54.565 m2’lik (B) bölümünün ise … ve arkadaşları adına tesciline, … ve arkadaşlarının davasının, dava tarihinde adı geçen davacılar dava ve hak ehliyetine malik olmadıkları gerekçesiyle REDDİNE, çekişmeli 311, 338 , 339, 340, 360, 379, 380, 381, 383 ve 426 sayılı parsellerin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli 370 sayılı parselin köy tüzel kişiliği adına tapuya tesciline, çekişmeli 2806, 2809 ve 2810 sayılı parsellerin davacılar … ve paydaşları adına, çekişmeli aynı köy 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 397, 382, 384, 387, 388, 389, 395, 396, 398, 400, 401, 402, 405, 406, 408, 409, 411, 415, 417, 420, 422, 423, 424, 425 ve 446 sayılı parselleri … çiftliği tapu kaydında pay sahibi olan tesbit malikleri, tapu maliki mirasçıları, ya da bunlardan satın alanlar adına tapuya tesciline, 302 sayılı parsel hakkında davaların kesin hüküm nedeniyle reddine, 144 ilâ 181 OTS noktaları arasında kalan … – … köyü, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 376, 377, 378, 384, 387, 388, 389, 395, 396, 397, 398, 400, 401, 402, 405, 406, 408, 409, 411, 415, 417, 420, 422, 423, 424, 425, 446, 2806, 2809 ve 2810 parsellerin tamamı orman tahdit hattı dışında kaldığı cihetle bu yerlere ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün dava ve taleplerinin REDDİNE, … – … 1402, 1415, 1392, 1391, 1381, 1380, 1372, 1405, 1375, 1418, 1374, 1390, 1395, 1403, 1393, 1376, 1412, 1421, 1417, 1400, 1410, 1414, 1411, 1397, 1416, 1409, 1408, 1401, 1396, 1394, 1379, 1373, 1369, 1446, 1419, 1404, 1399, 1398, 1378, 1377, 1407, 1413, 1420 ve 1406 toplam 44 adet parselin Orman İdaresinin açtığı davaların reddiyle gerçek kişiler adına tesciline ilişkin hükümler kesinleştiğinden, bu parsellere konan tedbirlerin kaldırılmasına, esasen bu taşınmazlar hakkında Orman İdaresi ve şahıslar arasında HUMK’nun 237. maddesi gereğince kesinleşen hükümler nedeniyle bu parsellere ilişkin taraf ve davanın REDDİNE, … mirasçılarının talep ve davalarının yukarıda belirtilen gerekçelerle tapu kayıtlarına ve zilliyetliğe dayalı bir haklarının bulunmadığından REDDİNE karar verilmiş,
2011/7927 – 2012/8712
TEMYİZ; Hüküm, Hazine, Orman Yönetimi, … ve … vekili, … Demir mirasçıları … ve arkadaşları, davacılar … ve arkadaşları, … Mirasçıları … ve arkadaşları, davalılar … ve arkadaşları, S.S…. Konut Yapı Kooperatifi, davalı …, davacılar … ve arkadaşları …, … ve …, …’e vekaleten kendine asalaten Avukat …, Koyaaltı Belediyesi, katılanlar … ve arkadaşları, … oğlu … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları ve … mirasçıları, … ve … mirasçıları Avukat … , …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … ak mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … Alpaslan ve arkadaşları, … Bilgin mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve diğerleri, … mirasçılarından … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı … mirasçısı … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı … mirasçıları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı ölü … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı …, … Kaymaz mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları ve diğerleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava; kadastro tesbitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde çekişmeli parseller tapulu olduğu için tahdit dışında bırakılmıştır. Yörede 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1976 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılıp, 1976 yılında yapılan ekip çalışmalarına yapılan itirazlar 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 15.09.1976 tarihinde incelenerek, komisyon çalışmaları 09.12.1976 tarihinde ilân edilmiştir. 1988 yılında 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve sonuçları 15.06.1989 tarihinde ilân edilmiştir.
ORMAN KADASTROSUNA İLİŞKİN BELGELER:
7 numaralı Orman Kadastro Komisyonun 23.11.1976 gün ve 10 nolu tutanak ile, 4 nolu ekip tarafından orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan alanlara, Orman Yönetimi ve … ve arkadaşları itiraz etmiş, komisyonca Orman Yönetiminin itirazı red edilirken, taşınmazın 1942 yılı orman tahdidi dışında olduğu 1952 yılında makiye ayrıldığı tapulamada gerçek kişiler adına tesbit edildiği gerekçe gösterilerek, bu taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 4 nolu Komisyonun kararı iptal edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Daire Başkanlığı, tarih ve sayısız Bakanlık makamına sunduğu olurda, … – … namlı taşınmazın 1942 tahdidi dışında kaldığı, 1977 yılında 7 nolu komisyonca orman tahdidi dışında bırakılmışsa da bu işlemin mevcut davalar Nedeniyle değer taşımadığı, 1988 yılında aynı yerde 36 nolu komisyonca
2011/7927 – 2012/8712
yapılan çalışmalarda, özel mülkiyete konu orman niteliği taşıdığı belirlenen 1 ilâ 35 nolu orman tahdit noktalarından oluşan hat ile çevrili 37.3875 hektarlık sahanın … – … Özel Ormanı, (I), 36 ilâ 43 nolu orman sınır noktalarından oluşan hatla belirlenen 72500 m2 sahanın ise …- … Özel Ormanı (II) olarak belirlenip sınırlandırıldığı, yapılan bu işlemin Yargıtay kararlarına göre 2. kadastro olduğu, bu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gözetilmeden özel orman olarak sınırlandırılmasının yasaya aykırı olduğundan söz edilerek, …-… Özel ormanı (I) ve (II ) olarak yapılan belirlemenin iptali bakan oluruna sunulmuş, Bakan … tarafından 07.10.1993 tarihinde olur verilmiş, bu şekilde …-… I ve II özel ormanı olarak yapılan sınırlandırma iptal edilmiştir.
Tapulama mahkemesinin 20.04.1982 gün ve 1971/78-161 sayılı dosyasında, davacı … İdaresi tarafından davalılar … – Uncalıdan … çocukları olan, …, …, … ve … aleyhine 17.08.1971 tarihinde açtığı davada, … – … köyü 1694, 1695, 1696, 1697, 1699, 2797, 2798, 2799, 2801, 2802, 2803, 2804 ,2805, 1695, 2824, 2825, 2826, 2827, 2828 ve 2829 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitlerinin iptali ve orman olarak tescili, … ise, taşınmazları kendisinin satın aldığı adına tescilini istemiş; mahkemenin davacı … Trakın davasını takipsiz bırakması nedeniyle davasının esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, Orman Yönetimi tarafından düzenlenen inceleme raporu ve serbest orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporla, çekişmeli parsellerden 2800, 2801 ve 2804 sayılı parsellerin tamamı ve ve 2800 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 16300 m2 bölümünün orman sayılan, diğer parseller ile 2800 sayılı parselin (A) ile gösterilen 4300 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, Orman Bakanlığı’nın mütalâasına göre orman bilirkişi raporunun tatminkar olduğu, davadan sonra düzenlenen orman tahdit komisyonu tutanakları ile taşınmazlar orman tahdidi dışında bırakılmışsa da, bu tutanakların kesinleştiği, kesinleşen bu işlemin taraflarını bağlayacağı, davalılara ait T. Sani 1928 tarih ve 53 sıra numaralı tapu kaydının mevkii ve hudutlarına göre mahalline uyduğu, orta mahalle mevkili 928 tarih ve 54 numaralı kaydın güney hududu ili batıdaki … ve … mevkiili tapu kaydının karşılıklı olarak birbirlerini sahibi senet gösterdiklerinin anlaşıldığından söz edilerek, anlaşılmış olup tapulama tesbit tutanakları da teyit etmiş olup tapu kayıtlarını sabit hudutlarına göre uyduğu kısım belirlendiği gerekçesiyle, … – … köyü 1694 sayılı parselin …, 1695, 1696 ve 1697 sayılı parsellerin …, 1698 sayılı parselin …, 1699 sayılı parselin …, 2797 sayılı parselin …, 2798 sayılı parselin …, 2799 sayılı parselin …, 2802, 2803, 2804 ve 2805 sayılı parsellerini …), 1695, 2824 sayılı parselin …, 2825 sayılı parselin …, 2826 ve 2827 sayılı parsellerin …, 2828 sayılı parselin …, 2829 sayılı parselin Günegül Talim, 2800 sayılı parselin (A) bölümünün … adına, çekişmeli … 2800, 2801 ve 2804 sayılı parsellerin tamamı ve ve 2800 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 16300 m2 bölümünün ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin tapulama mahkemesinin 20.04.1982 gün ve 1971/78-161 sayılı kararının Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.04.1983 tarih ve 1982/16073-1983/6229 sayılı kararı ile onandığı, Orman Yönetimin karar düzeltme isteminin de aynı dairenin 09.03.1984 gün ve 1983/17710-3400 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır, .
OLAYIN İNCELENMESİ VE DEĞERLENDİRME;
Mahkemece; tapu kayıtlarının ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazların davacı ve davalı gerçek kişilerin tutunduğu aynı kökten gelen tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, çekişmeli 304 sayılı parselin kısmen 311, 338, 339, 340, 360, 379, 380, 381, 383 ve 426 sayılı parsellerin ise, tamamen orman sayılan yerlerden olduğu, çekişmeli diğer parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, kadastro tesbit tarihinden sonraki satış işlemlerine dayalı dava ve katılma suretiyle
2011/7927 – 2012/8712
davalarda görevsizliğe, çekişmeli 1402 ve diğer bir kısım parsellerle ilgili hüküm kesinleşmiş olduğundan, bu parsellerle ilgili tedbirin kaldırılmasına karar verilmişse de;
1) Çekişmeli 1369 sayılı parsel hakkında hüküm kurulmayıp, çekişmeli 365, 366 ve 367 parsellerin hem Hazine adına, hem de tapu maliki gerçek kişiler adına tesciline hükmedilmesi yasal olmadığı gibi, 3402 sayılı Yasanın 40/2 maddesinin “ Kadastro tesbiti kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası adına yapılmış ve kesinleşmemiş ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro sonunda hasıl olacak kesin durumu kabul edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge ile veya tapu sicil müdürü huzurunda tesbit olunacak ifadeleri ile beyan ederek, aktin veya tescilin yapılmasını isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde yapılır ve keyfiyet derhal kadastro müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.” hükmü gereğince, kadastro tesbitinde esas alınan ve tarafların tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlardan, tapuda resmî satış yoluyla pay alan kişilerin bu paya dayalı davalarının kadastro mahkemesinde görüleceği düşünülmeden, satış işleminin kadastro tesbit tarihinden sonra yapıldığı, tesbit tarihinden sonra yapılan satışlara dayalı davalara kadastro mahkemesinde bakılmayacağı gerekçesiyle davada görevsizliğe karar verilmesi doğru değildir.
2) Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 esaslı dosyasında davacılar … ve arkadaşları tarafından davalılar … Avşar ve arkadaşları aleyhine 21.08.1947 tarihinde, tapuya dayalı olarak açtıkları davanın konusu taşınmazların neresi olduğunun tesbiti yoluna gidilmemiş, sınırlarıyla uzlaşılamayan sınırlar, davacı ve davalı tarafın kendilerine ait olduğunu söyledikleri taşınmaz parçası tesbit edilmemiş ve krokisi çizilmemiş, uzun yıllar devam eden yargılama ve keşiflerde, ortak sınırın tesbiti için araştırmalar ve keşifler yapılmış, nizalı … parçası kesin sınırlar ile belirlenmemiştir. Bu nedenle, davacı ve davalı tarafın tutundukları tapu kayıtları uygulanarak tesbit edilen kadastro parsellerinden bir bölümünün kadastro tesbiti malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, bir bölümünün malik hanelerinin üzeri çizilmek suretiyle davalı hale getirildiği, bir bölümünün kadastro tesbitinin ise, ya itirazsız ya da başka kişiler arasında görülen kadastro tesbitine itiraz davaları sonunda kesinleştirilerek tapuya kayıt edildiği anlaşılmaktadır. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 esasına kayıtlı dava dosyasında çekişmeli taşınmaz parçasının tesbiti yoluna gidilmediği için, dolayısıyla 1958/1185 esaslı dosyada dava çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan genel kadastroda dava konusu yer için hangi parsel sayısı ile tutanak tanzim edildiği, dolayısıyla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/1185 esasına kayıtlı davaya konu iken, davalı olarak malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmesi gereken parsellerin numaraları tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmamıştır.
3) Orman Yönetimi tarafından …, … , …, … ve … aleyhine 17.08.1984 tarihinde açtığı ve Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1984/645 Esas numarasına kaydedilen orman tahdidine itiraz davası ile bu bölgede 1976 yılına kadar orman kadastrosunun yapılmadığı, bu tarihte yapılan ve 15.09.1976 tarihinde ilân edilen orman kadastro işlemi ile 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından … köyündeki ormanlık alanları 144 ilâ 181 orman tahdit sınır noktaları ile belirleyip, … DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılan bu bölümün itirazlar üzerine, 7 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 23.11.1976 gün ve 10 numaralı kararla iptal edildiği iddiasıyla bu iptal işleminin iptali ile 144 ilâ 181 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazların tekrar … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması istemiyle askı süre içinde dava açılmıştır.
Fen elamanı ve harita mühendisi bilirkişiler …, … ve Muhsin … tarafından düzenlenen 18.04.2005 günlü raporda, 144 ilâ 181 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan ve … Devlet Ormanı olarak sınırlandırılıp, daha sonra bu işlemin iptali üzerine, Orman Yönetimi tarafından bu taşınmazın yeniden orman sınırları içine alınması için askı süresinden bir yıl geçtikten sonra dava açtığı düşünülse bile, bu poligon içinde yer alan kadastro mahkemesi ve diğer mahkemelerde açılan davalara açtığı dava nedeniyle orman kadastrosu kesinleşmeyen, yerler için kısmen ya da tamamen bu alan içinde kalacak biçimde 296, 300, 302, 303, 312, 341, 1206, 1207, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349,
2011/7927 – 2012/8712
1373, 1374, 1375 ila 1381, 1390 ila 1421 , 1446, 1450, 1691, 1692, 1693, 1694, 1695, 1697, 1698, 2799, 2801, 2802, 2803, 2805, 2808, 2815, 2816, 2818, 2819, 2820, 2821, 2827, 2828, 2829, 2894, 2895, 2897, 2898, 1485, 1486, 1487, 1488, 1489, 1494, 1495, 3302, 6356 ada 1, 6356 ada 2, 6356 ada , 6356 ada 5, 6356 ada 6, 6356 ada 7, 6356 ada 8, 6356 ada 9 sayılı parsel sayısı ile tesbit tutanağı düzenlendiği, bunlardan 1207, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1691, 1693, 2815, 2816, 2818, 2819, 2820, 2821, 2894, 2895, 2896, 2897, 2898 sayılı parsellerin tapulaması ya itirazsız ya da itirazın halline ilişkin komisyon kararı ile kesinleştiği, 296, 300, 302, 303, 312, 341, 1206,1373, 1374, 1375 ilâ 1381, 1390 ilâ 1421 , 1446, 1450,1692,1693, 1694, 1695, 1697, 1698, 2799, 2801, 2802, 2803, 2805, 2808, 2827, 2828, 2829 sayılı parsellerin kadastro tesbitinin hükmen kesinleştiği bildirilmiş, 1485, 1486, 1487, 1488, 1489, 1494, 1495, 3302, 6356 ada 1, 6356 ada 2, 6356 ada , 6356 ada 5, 6356 ada 6, 6356 ada 7, 6356 ada 8, 6356 ada 9 sayılı parsellerin ise tesbitlerinin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmemiştir.
Orman Yönetimi 144 ilâ 181 numaralı orman sınır noktalarından oluşan … Devlet Ormanının sınırlandırmasının iptaline ilişkin 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunun 15.09.1976 tarihli işleminin, 09.12.1976 tarihinde ilân edilmesinden ve bir yıllık askı süresi geçtikten sonra 17.08.1984 tarihinde bu işlemin iptali için dava açmış olup, 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince askı süresi içinde açılacak davalarda kadastro mahkemesi görevli olup, askı süresinden sonra açılacak davalara ise, genel mahkemelerde bakılmalıdır. Diğer taraftan, orman kadastrosu sırasında 144 ilâ 181 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan yerler için, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte derdest olan kadastro tesbitine itiraz ve el atmanın önlenmesi davaların aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceğinden, bu poligon içindeki taşınmazlar için, orman kadastro işleminin yapıldığı tarihte derdest olan davaların tesbiti zorunlu olduğu halde, mahkemece bu parsellerin ve davaların tesbiti yoluna gidilmemiş, orman kadastrosuna itiraz davasına konu oldukları halde, 1207, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1691, 1693, 2815, 2816, 2818, 2819, 2820, 2821, 2894, 2895, 2896, 2897, 2898 parseller ile 1485, 1486, 1487, 1488, 1489, 1494, 1495, 3302, 6356 ada 1, 6356 ada 2, 6356 ada, 6356 ada 5, 6356 ada 6, 6356 ada 7, 6356 ada 8, 6356 ada 9 parseller hakkında hüküm kurulmamıştır.
4) Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davası devam ederken, bu sırada yapılan genel kadastroda dava konusu yerlerle ilgili malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilen taşınmazlar için, kadastro mahkemesince 3402 sayılı Yasanın 30/3 maddesi hükmüne göre re’sen yapılacak araştırma sonunda belirleneceği, taşınmazların niteliğinin ve malik hanesinin mahkemece re’sen belirleneceği, buna göre tapu kaydı kapsamında kalmayan ve dava tarihinden sonra ziraat açıldığı anlaşılan taşınmazlar için kişiler yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmayacağı, bu nedenle tapu kaydı uygulamasının büyük önem taşıdığı düşünülmemiş, tarafların tutunduğu, kadastroda da uygulanan ve Miralay Zade Hüseyin bey ferağından K. Sani 1289 tarih 28 ilâ 59 sıra numaralarında Papasoğlu … adına kaydedilen ve T. Sani 1928 tarih 44 ilâ 75 numaralı sicillerde Eşhası mütegayyibeden ve rum milletinden Mösyö … evlatları Ağabi ve Panayiri ve İstavri ve Aleksandiros’dan terk olup, istihkak mukabili tefviz olunduğu iskan vesikasından anlaşılmakla kanuna tevfikan tescili icrasından, Serfice Muhacirlerinden … Bey Zade … bey zevcesi … hanım adına kayıt edilen her biri 375 dönümlük olmak üzere toplam 32 parçadan oluşan tapu kayıtları ile davalı tarafın tutunduğu Muharrem 1283 tarih defter 55 ve varak 63 sicilden gelen T.Evvel 1324 tarih 79 ve bu sicilden gelen Şubat 1927 tarih 53 sıra numaralı tapu kayıtlarının aslından çıkarılan onaylı örnekleri yerel tapu idaresi ve Genel Müdürlükten getirtilmemiş, Serfice Muhacirlerinden … Bey zade … Bey ve onun zevcesi … hanım adına tescile ilişkin evrakı müsbiteleri istenmemiştir. Tapu kayıtlarının genel kadastroda hangi parsellere uygulandığı sorulmamış, çekişmeli taşınmazlara uyduğu iddia edilen tapu kayıtlarının tesis ve tedavülleri bir sıra dahilinde getirtilip, kök kayıtlar … Sultan … Han vakfından geldiğine göre, ne zaman vakıf taşınmazı olmaktan çıkıp özel mülkiyete geçtiği, taviz bedelinin ödenip ödenmediği gibi hususlar araştırılmadan ve ilgili tapu kayıtlarında
2011/7927 – 2012/8712
getirtilmeden, keşif tutanağına yerel bilirkişinin tapu kayıtlarının sınırlarını fen bilirkişiye göstereceğine ilişkin beyanı yazılarak, yerel bilirkişi ve fen bilirkişinin birlikte çalışmasına müsaade edilmiş, tapu kaydı uygulamasında yerel bilirkişinin keşifte açık ifadesine başvurulmamış, yerel bilirkişi sözleri dosyadaki kayıtlar ile denetlenmemiş, sadece kendisine verdiği bilgilere dayalı olarak fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, dayanılan tapu kayıtlarından hangilerinin hangi bölümlere uyduğu yönünde soyut görüşlerine yer verilmiş, komşu parsel kayıtları ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmemiş, daha önce yapılan keşiflerde 1970’li yıllara kadar üzerinde yaşlı çam ağaçları da bulunan taşlık, çalılık ve makilik karakterdeki taşınmazların niteliği, devletleşen yerlerden ya da iadeye tâbi yerlerden olup olmadığı irdelenmemiş, tapu kaydı kapsamında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle eylemli durumu, imar, ihya ve zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı yeterince tahkik edilmemiş, bilirkişilerden taşınmaz bölümlerini yerinde incelemesine dayalı somut bulgular içeren raporlar düzenlenmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı yasalar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tâbi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir. Tapulama mahkemesinin 20.04.1982 gün ve 1971/78-161 sayılı kesinleşmiş kararları ile orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen … 2800, 2801 ve 2804 sayılı parsellerin tamamı ve 2800 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 16300 m2 bölümü nedeniyle, bu bölümlere sınır olan taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığı ve devletleştirilen ormanlardan olduğunun belirlenmesi halinde, devlet ormanına sınır olması nedeniyle iadeye tâbi yerlerden olmadığı kabul edilmelidir.
Devletleştirilen ve iadeye tâbi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukukî değerlerini yitirirler. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı yönetimi bağlamaz. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı Yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi %12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı Yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
TARAF TEŞKİLİ VE DOSYASININ KEŞFE HAZIRLANMASI:
O halde mahkemece; a) Miralay Zade … Bey ferağından K. Sani 1289 tarih 28 ilâ 59 sıra numaralarında Papasoğlu … adına kaydedilen ve T. Sani 1928 tarih 44 ilâ 75 numaralı sicillerde Eşhası mütegayyibeden ve Rum milletinden Mösyö … evlatları Ağabi ve Panayiri ve İstavri ve Aleksandiros’dan terk olup, istihkak mukabili tefviz olunduğu iskan vesikasından anlaşılmakla kanuna tevfikan tescili icrasından, Serfice Muhacirlerinden … Bey zade … Bey zevcesi … Hanım adına kayıt edilen her biri 375 dönümlük olmak üzere toplam 32 parçadan oluşan tapu kayıtları ile davalı tarafın tutunduğu Muharrem 1283 tarih defter 55 ve varak 63 sicilden gelen T.Evvel 1324 tarih 79 ve bu sicilden gelen Şubat 1927 tarih 53 sıra numaralı tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bir sıra dahilinde, tüm malik, cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbiteleri ile birlikte gösteren tüm tedavüllerinin yerel tapu idaresi, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden bir sıra dahilinde getirtilip,
b) Osmanlıca kayıtlar, Osmanlıca uzmanı bir bilirkişiye tercüme getirilmeli, özellikle tapu kayıtlarının mevkiileri, bir birlerine sınır olup olmadıkları cins ve miktarları konusunda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmalı,
2011/7927 – 2012/8712
c) (a) bendinde sözü edilen tapu kayıtlarının revizyonları kadastro müdürlüğünden sorularak, bir liste halinde getirtilmeli, bu kayıtlardan … ve arkadaşları tarafından tutunulan K. Sani 1289 tarih 36 ve 68 numaralı sicilden, Mayıs 1318 tarih 27 numara ordan da T Sani 1928 tarih ve 52 sıra numaralı sicile gelen … çiftliğinin bir parçası olan tapu ile davalılar … Avşar ve arkadaşlarının tutunduğu, Muharrem 1283 tarih defter 55 ve varak 63 sicilden gelen T.Evvel 1324 tarih 79 ve bu sicilden gelen Şubat 1927 tarih 53 sıra numaralı tapuların yörede yapılan genel kadastroda revizyon görüp görmedikleri, görmüşlerse hangi parsellere gördükleri sorularak, bu parsellerin dosyada bulunmayanlarının tesbit tutanakları ile bu parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tesbit tutanakları var ise revizyon komşusu olan parsellerin dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, revizyon parselleri ile revizyon komşuları olan parsellerin tesbitlerinin itirazsız kesinleşenlerin bu yolla oluşan tapu kayıtları (bir sıra içinde üzerine revizyon ya da revizyon komşusu olduğu yazılarak) itirazlı olan ya da hükmen kesinleşenlerin ilgili dava dosyaları, getirtilip dosyasına eklenmeli, tapu kaydı uygulamasına göre davacı ve davalı tarafın kendilere ait olduğunu iddia ettikleri yere uyan tapu kayıtlarının revizyon parselleri yönünden davalı olmaları nedeniyle kadastro tesbit tutanaklarının kesinleşmediği, dava fark edilmeden tesbitlerinin kesinleşmesinin hukukî değer taşımayacağından, davacılara davalarını, bu parsellerin tesbiti kesinleşip tapuya kayıt edilenlerin tapu malikleri, itirazlı olanların tesbit maliki ve mirasçılarına yönlendirmeleri için olanak verilmeli,
d) Orman tahdidine itiraza ilişkin davanın konusu olan 296, 300, 302, 303, 312, 341, 1206, 1207, 1343, 1344, 1345, 1346, 1347, 1348, 1349, 1373, 1374, 1375 ilâ 1381, 1390 ilâ 1421, 1446, 1450, 1691, 1692, 1693, 1694, 1695, 1697, 1698, 2799, 2801, 2802, 2803, 2805, 2808, 2815, 2816, 2818, 2819, 2820, 2821, 2827, 2828, 2829, 2894, 2895, 2897, 2898, 1485, 1486, 1487, 1488, 1489, 1494, 1495, 3302, 6356 ada 1, 6356 ada 2, 6356 ada , 6356 ada 5, 6356 ada 6, 6356 ada 7, 6356 ada 8, 6356 ada 9 sayılı parsellerin, dosyada bulunmayanlarının, tesbit tutanakları ile var ise tesbitlerin esas alınan tapu kayıtları, kadastro yoluyla oluşan tapu kayıtları hükmen kesinleşenlerin tesbit tutanaklarına eklenecek kesinleşmiş mahkeme kararları getirtilerek dosyasına eklenmeli,
e) Orman Yönetimi tarafından 1984 yılında açılan orman kadastrosuna itiraz davası askı süresinden sonra açıldığından, bu tarihten önce davalı olan parseller için tesbite itiraz davasına katılma olarak kabul edilip, malik hanesi açık olarak yapılan tesbitler ve tesbite itirazlar nedeniyle kadastro tesbitine itiraz olarak devam eden davalara katılma olduğundan, bu davaların dinlenebileceği, daha önce davalı olmayan parseller ve taşınmazlar için askı süresinden sonra açılan davanın dinlenemeyeceği, ne var ki, Orman Yönetimi tarafından … Devlet Ormanı olarak yapılan sınırlandırmaya itiraz davasının devamı sırasında burada 1989 yılında yapılan orman kadastro işleminde bu yerde … Özel Ormanı I ve … Özel Ormanı II olarak sınırlandırıldığından, Orman Yönetiminin davasının bu işleme itiraza dönüşeceği ve bu yönden davanın orman tahdidine itiraz olarak görülmesi gerektiği gözetilerek, eksik olan taraflara davalarını yönlendirmesi için Orman Yönetimine olanak tanınmalı,
f) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihlisinden yeni tarihlisine kadar memleket haritaları ve hava fotoğrafları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren 1942 yılı orman tahdit haritası, 1976 yılı orman tahdit haritası ve 1989 yılı orman kadastro ve 2/B haritası ve daha sonra yapılan işlemelere ilişkin tüm tutanak ve haritalar getirtilerek dosyasına eklenmelidir.
g) Daha sonra, tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkiileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç orman yüksek mühendisi, üç harita mühendisi ve üç ziraat uzmanı bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
2011/7927 – 2012/8712
bu şekilde dava dosyası keşfe hazırlandıktan sonra;
Önceki bilirkişiler dışında üç orman uzmanı, üç ziraat uzmanı, üç harita uzmanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak gerekirse birden fazla güne yayılacak keşifte; tarafların dayandıkları tapu kayıtları ve diğer kayıtlar bir sıra dahilinde yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, tapu kayıtlarının değişebilir nitelikte sınırlar içerip içermediği, içeriyorsa miktar fazlalıklarının nereden kaynaklandığı üzerinde durularak, sabit sınırdan başlayarak uygulanmak suretiyle kayıtların yüzölçümü ile geçerli kapsamı ve kayıt miktar fazlası kısımlar belirlenmeli, değişebilir nitelikte sınırı içeren tapu kayıtlarının kapsamının yüzölçümüne göre belirleneceği gözetilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmeli, kayıtlar 3402 sayılı Yasanın 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak uygulanıp, öncelikle el atmanın önlenmesi davasına konu olan tarafların uyuşamadığı yerler, davacı ve davalıların dayandıkları tapu kayıtların sınırları kapsadığı alanlar ile yüzölçümüyle kapsadığı alanlar ayrı ayrı ve tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını, eylemli orman olan yerleri, kadastro paftasında, memleket haritası ve kadastro paftası üzerinde ayrı ayrı renkli kalemlerle gösterecekleri, infaza olanak veren müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli;
Daha sonra, dosyaya getirtilen tüm tarihli memleket haritaları, amenajman planları ve orman kadastro haritası ile kadastro paftası ve dayanılan tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını gösteren bilirkişi krokisi ve haritası, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yöntemince uygulanarak, dayanılan tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamındaki taşınmazlar ile çekişmeli parselin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ayrı ayrı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazlar ve geniş çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, aynı yörede dava konusu edilen taşınmazların ve çevre taşınmazların uygulanan harita ve fotoğraflarda ne şekilde tesbit edildiği saptanmalı, taşınmazların birbirinden ayrı özellik gösteren bölümlerinin çevresi, toprak yapısı, bitki örtüsü, hakim ağaç türü ve kapalılığın saptanması, bilirkişilere tapu kaydı sınırlarını, tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümü ile geçerli kapsamlarını, çevre taşınmazlarla birlikte bu harita ve fotoğraflar üzerinde bir arada gösterecekleri, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, haritalar ve krokiler düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazların öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı, tapu kaydı kapsamındaki yerlerin 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen orman alanı olup olmadığı, devletleşen orman alanı ise 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre iadeye tâbi yerlerden olup olmadığı hususlarında özellikle çekişmeli … 2800, 2801 ve 2804 sayılı parsellerin tamamı ve 2800 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 16300 m2 bölümünün devlet ormanı olarak kesinleşmesi nedeniyle taşınmazın fen bilirkişi krokisinde 7 ile gösterilen yerin devlet ormanı olarak tesciline ilişkin karar ile birlikte orman olgusunun kesinleştiği de dikkate alınarak açıklattırılmalıdır.
Yapılan uygulamada dayanılan tapu kaydı kapsamında kalmayan, orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenen ve tesbit tutanağının malik hanesi açık gelen ya da sehven kesinleştirilmesine karşın açık geldiği kabul edilen taşınmazlar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetleri yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince belirlenmeli ve 3402 sayılı Yasanın 30/3 maddesi hükmüne göre sicil oluşturulmalıdır.
Bu cümleden; keşifte, katılan ziraat uzmanı bilirkişilere inceleme yaptırılarak, tapu kaydı kapsamı dışındaki orman sayılmayan parseller yönünden zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri
2011/7927 – 2012/8712
araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisleri yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Yasanın 03.07.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine, Orman Yönetimi, … ve … vekili, … Demir mirasçıları … ve arkadaşları, davacılar … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, davalılar … ve arkadaşları, S.S.Özferah Konut Yapı Kooperatifi, davalı …, davacılar … ve arkadaşları …, … ve …, …’e vekaleten kendine asaleten Avukat …, Konyaaltı belediyesi, katılanlar … ve arkadaşları, … oğlu … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları ve … mirasçıları, … ve … mirasçıları Avukat … , …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … Ak mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve diğerleri, … mirasçılarından … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı … mirasçısı … ve arkadaşları, … Erçin mirasçıları … ve arkadaşları, … … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı … mirasçıları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı ölü … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçısı …, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve … ve arkadaşları, … mirasçıları … ve arkadaşları ve diğerlerinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine ve diğer temyiz edenlere iadesine 07.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.