Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7997 E. 2011/7666 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7997
KARAR NO : 2011/7666
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.05.2008 tarih 2008/3171-7035 sayılı kararında özetle: “Yapılan incelemede; davaya konu, kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş olan 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında, yerel mahkemece önce, hüküm fıkrasının 1. bendinde (114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline) dendiği, daha sonra hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinde, (114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfı ile … adına tesciline, 114 ada 17 sayılı parsel ikiye bölündüğünden ayrı parsel numarası ile (D) ile gösterilen kısım düşüldükten sonra tespit gibi tesciline) denmek suretiyle hükmün karıştırılmış olduğu gözlenmiştir.
Oysa, yerel mahkemelerce verilen kararların infaza elverişli olması zorunlu olup, yerel mahkemece, infaza elverişli olmayacak biçimde, davaya konu 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün karıştırılmış olması mutlak bozma nedeni oluşturur.
Mahkemece, kadastro sırasında çalılık niteliği ile hazine adına tespit edilen, 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2523,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (B) ile gösterilen 2220,43 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (C) ile gösterilen 3167,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, yine kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilen 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfı ile … adına, yine kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilen, 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen 1918,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma inceleme ve bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Mahkemece, 14/08/2007 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan Teknik Bilirkişi … …’nın 20/08/2007 tarihli rapor ve krokisinde, kadastro sırasında 114 ada 13 ve113 ada 12 parsellere uygulanan ve davacı …’ın miras bırakanı … … adına kayıtlı olup da, mirasçılar arasında yapılan paylaştırma sonucu davacı …’a isabet eden, 08/03/1966 tarih 20 sayılı 25440m2 yüzölçümündeki tapu kaydının, öncesinde bir bütün halinde iken, doğusu ve batısından yol geçmesi nedeni ile üç parçaya ayrıldığı, parçaların 114 ada 13, 113 ada 12 parseller ile 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen taşınmaz olduğunu, tapu kaydının bu üç taşınmazı bir bütün olarak kapsadığını ve miktar fazlası bulunmadığını belirtilmiştir.
Yine, kadastro sırasında 114 ada 14 ve112 ada 56 sayılı parsellere uygulanan ve davacı … …’e intikaller ile geçen ve … oğlu … adına kayıtlı olan, 20/03/1945 tarih 98 sayılı 25440 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının,öncesinde bir bütün halinde iken, doğusu ve batısından yol geçmesi nedeni ile dört parçaya ayrıldığı, parçaların 114 ada 14, 112 ada 56, 113 ada 13 parselin bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen bölümü ile 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümü olduğunu, tapu kaydının bu dört taşınmazı bir bütün olarak kapsadığını belirtilmiştir
Yine kadastro sırasında 114 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 sayılı parsellere uygulanan ve … oğlu Bektaş adına kayıtlı olan, 20/03/1945 tarih 180 sayılı 44160 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının, öncesinde bir bütün halinde iken, intikaller nedeni ile 114 ada 20 parsel … …, 114 ada 20 parsel …, 114 ada 21 parsel … ve …, 114 ada 22 parsel … …, 114 ada 23 parsel … … adlarına tespit edilen taşınmazlar ile,davacı … adına tespit edilen 114 ada 24 parsel ile çekişmeli 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen taşınmazlar ve yine çekişmeli 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünü bir bütün olarak kapsadığı ve miktar fazlası bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, dosyada yer alan orman bilirkişileri …, …, ve … …’un düzenlediği raporda, 112 ada 23 ve 17 parsel sayılı taşınmazların orman tahdidi dışındaki yerlerden ise de, % 10 ila 15 oranında eğimli olduğu, arazinin büyük kısmının pırnal meşesi, kermes meşesi, tespih çalısı ve benzeri ağaç ve ağaçcıklarla kaplı ve … orman toprağı niteliğinde olduğu,eylemli durumları itibarı ile tarım arazisi niteliğini taşımadıkları ve orman örtüsü ihtiva ettiklerini belirtilmiş olup, 112 ada 23 ve 17 parsel sayılı taşınmazların çapı içinde olup da, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları, ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri getirtilerek, tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınır ve miktarları itibarıyla uygulama yapılmamıştır.
Oysa, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapuların kök kaydının miktarı gitti kayıtlarından az ise ve gitti kayıtlarındaki miktar fazlalığı yolsuz nitelikte ise ,eylemli durumu itibarıyla orman özelliği gösteren tapu miktar fazlası taşınmazlar özel mülk olarak kişiler adına tescil edilmez.
Bu nedenlerle; 08/03/1960 tarih 20 sayılı, 20/3/1945 tarih 98, 20/3/1945 tarih 180 sayılı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri ve edinme nedenlerinin dayanak belgeleriyle birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası kadastro müdürlüğünden, yine dava konusu yer hakkındaki 1990’lı yıllara ilişkin memleket haritası ve … fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek,yöreyi iyi bilen yaşlı yerel bilirkişi ve teknik bilirkişiler aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte yukarıda belirtilen haritalar ile birlikte, gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtları, ilk oluşumundan itibaren … parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince, sabit sınırdan başlamak suretiyle, yöntemince çekişmeli taşınmazlara uygulatılarak yüzölçümü kadar kapsamları belirlenmeli,oluşturulduğu tarihte kullanım durumuna göre taşınmazların çapının görülebildiği fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası üzerinde ve aktüel durumunun görülebilmesi açısından 1990’lı yıllara ilişkin memleket haritası ve … fotoğraflarında,çekişmeli taşınmazların konumunu ve tapu kayıt sınırlarını … parsellerle birlikte gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir
Böylesine yapılan araştırma sonucu;
a-) Davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olduğu saptanan çekişmeli taşınmazlar, davacı gerçek kişiler adına tescil edilmelidir.
b-) Davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olmadığı saptanan taşınmazların ,eylemli durumu itibarıyla orman özelliği göstermesi nedeniyle, özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek, miktar fazlası taşınmazlar hakkındaki gerçek kişilerin davası reddedilerek, tespitteki niteliği ile Hazine adına tescil edilmelidir
3-) Kabule göre ise; mahkemece, davaya konu 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen 1918,06 m2 yüzölçümündeki bölümü tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş, ancak bu parselin (E) ile gösterilen bölümünden geri kalan kısmı yönünden sicil oluşturulmamıştır.
Kadastro hakiminin doğru sicil oluşturması kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmasının zorunlu olduğu gözetilmeden … biçimde karar verilmesi doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra … ‘in davasının feragat nedeni ile reddine, diğer davacılar …, …, … ‘ın davalarının kısmen kabulü ile 112 ada 23 parselin (A) ile gösterilen 2523,62 m2 lik kısmının …, (B) ile gösterilen 2220,43 m2’lik kısmının …, (C) ile gösterilen 3167,78 m2’lik kısmının … adına kalan 75811,41 m2’lik kısmının tespit gibi Hazine adına, 113 ada 13 parselin (E) ile gösterilen 1988,66 m2 lik kısmının … adına kalan kısmının kalan kısmının tespit gibi Hazine adına, 114 ada 17 parselin (D) ile gösterilen kısmının 14147,81 m2’lik kısmının … adına kalan kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline 112 ada 56, 114 ada 13 ve 14 parsellere yönelik davaların hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır..
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.