YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8009
KARAR NO : 2011/7896
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 24 parsel sayılı 9502427.83 m2 ve Sada köyü 101 ada 22 parsel sayılı 15396621.37 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve birleşen mahkemenin 2008/7 sayılı dosyanın davacısı …, tapu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 26.05.2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 8525.78 m2’lik bölümün 101 ada 24 parselden ayrılarak … adına, 28.05.2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 12183.56 m2 ve (C) harfi ile işaretli 7259.38 m2’lik bölümün 101 ada 24 parselden ayrılarak … adına, aynı rapor ve krokide (D) harfi ile işaretli 1152.23 m2’lik bölümün 101 ada 22 parselden ayrılarak … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından çekişmeli taşınmazlar içinde kalan ve 26/05/2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (J) ve (K) harfiyle işaretli taşınmaz bölümlerine yönelik, davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından ise çekişmeli taşınmazın kişiler adına tesciline karar verilen bölümlerine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- Davacı …’in çekişmeli taşınmazlar içinde kalan ve 26/05/2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (J) ve (K) harfiyle işaretli taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu ve davacının dayandığı tapu kayıtlarının ise taşınmazlara uymadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine,
2- Orman Yönetimi ve Hazinenin kişiler adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli 101 ada 24 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 26/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli … adına tesciline karar verilen bölüm ile aynı parsel sayılı taşınmaz içerinde kalan 28/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (A) ve (C) harfiyle işaretli … adına karar verilen bölümler ve 101 ada 22 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 28/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (D) harfiyle işaretli Dursun … adına tescil edilen bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesinden hareketle, çekişmeli taşınmazların bu bölümleri yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dört tarafı orman parseli ile çevrili olup orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20-808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7-22-43, 13.10.1999 gün 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken çekişmeli taşınmazın temyize konu bölülerinin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 101 ada 24 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 26/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli … adına tesciline karar verilen bölüm ile aynı parsel sayılı taşınmaz içerinde kalan 28/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (A) ve (C) harfiyle işaretli … adına karar verilen bölümler ve 101 ada 22 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 28/05/2009 tarihli fen bilirkişiler rapor ve krokisinde (D) harfiyle işaretli Dursun … adına tescil edilen bölümlere yönelik BOZULMASINA, Orman Yönetiminden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.