YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8019
KARAR NO : 2011/12100
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ile … köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu, … köyü 151, 257, 258 ve 260 parsel sayılı sırasıyla 143500,00 m², 110200,00 m², 130700,00 m² ve 64700,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yörede 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda mera olarak sınırlandırılarak tapuya kaydedilmişlerdir. Daha sonra 4342 sayılı Mera Yasasının 12. maddesi hükmü gereğince Mera Komisyonunca yapılan çalışmada da mera olarak tahsis edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların yörede yapılan ve 1999 yılında kesinleşen orman tahddi içinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu savı ile tahsise askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro mahkemesince, mera komisyonu tesbit ve tahsis kararına 30 günlük askı ilanı süresi içinde açılan davalarda, davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine davacı Orman Yönetiminin başvurusu ile dosya Asliye Hukuk mahkemesine intikal ettirilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 151, 257, 258 ve 260 parsel sayılı taşınmazların tesbit ve tashih işlemlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ile … köyü köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 31/08/1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Dava konusu taşınmazlar 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu işleminde mera olarak sınırlandırılmış, 257, 258 ve 260 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Orman Yönetiminin tapulama komisyonuna yaptığı itiraz üzerine, tapulama komisyonunun 23/03/1976 gün ve 1975/22-23-24 sayılı itirazın reddi kararlarıyla, tesbit 257, 258 ve 260 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 1976 yılında, 151 parsel ise 1973 yılında itirazsız kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 257, 258 ve 260 parsel sayılı taşınmazların 1999 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlenerek davacı Orman Yönetiminin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilirken, taşınmazların mera olarak tapuya yolsuz kaydedildikleri göz ardı edilerek, taşınmazların mera niteliğiyle oluşturulan tapu kayıtları iptal edilmeden mükerrer sicil oluşturulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci bendi, ikinci satırında yer alan “tesbit ve tahsis işlemlerinin” kelimelerinden sonra gelmek üzere, “mera niteliğiyle oluşturulan tapu kayıtlarının” kelimeleri eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Dava konusu 151 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bu parselin de orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; orman bilirkişisi tarafından 151 parselin kısmen tahdid içinde kaldığı ifade edilmiştir. Kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 1999 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna göre, sorunun çözümünün kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle yapılması gerekecektir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli 151 parsel sayılı taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre çekişmeli 151 parsel sayılı taşınmazın tahdid içinde ve dışında kalan yerleri saptanarak, tahdid içinde kalan bölüm yönünden davanın kabulüne, dışında kalan bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosu öncesinin araştırılması ve buna göre karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz.” amir hükmüne aykırı olarak davalılar aleyhine yargılama giderine hükmolunması doğru değildir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; 1) Yukarıda 1 numaralı bentte gösterilen nedenler ile davalı Hazine ve … köy tüzelkişiliğinin 257, 258 ve 260 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, bu parseller yönünden kurulan hükmün yukarıda gösterilen düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2) Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine ve … köy tüzelkişiliğinin 151 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden kurulan hükmün BOZULMASINA 25/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.