YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8048
KARAR NO : 2011/12120
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 245 ada 10 ve 246 ada 1 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 1001,85 m², 1973,13 m² ve 108,40 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davalı kişilerden … ve … lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı taşınmazların muris babalarından miras yoluyla intikal ettiğini ve aralarında herhangi bir taksim bulunmadığı halde taşınmazların kadastro tutanaklarının kullanıcı bölümünde 10 ve 1 parselde annesi …, 3 parselde ise kardeşi … lehinde kullanım şerhi verildiğini belirterek dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde murisleri …’nin tüm mirasçıları lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 245 ada 10, 246 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tespitteki vasıflar ile birlikte … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/881-804 sayılı veraset ilamında belirtilen … mirasçılarının kullanımında olduğunun tutanağın beyanlar hanesine şerh verilmesi suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı dava dilekçesinde davalı olarak kadastro müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin … değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında …, Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve kadastro müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından … aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.