YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8057
KARAR NO : 2011/12392
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/11/2008 gün ve 2008/11963-16637 sayılı bozma kararında özetle (mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, dosya içinde bulunan 24.04.2008 tarihli Orman Mühendisi … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 10 olduğu, üzerinde 30 yaşlarında fındık ocakları olduğu ve fındık bahçesi olarak kullanıldığı açıklanmış, 1958 tarihli memleket haritasında taşınmaz tek parsel bazında açık renkli orman sayılmayan bölümde işaretlenmiş, doğu ve batıda … 121 ada 6 ve 113 ada 1 parsel numaralı geniş orman parsellerinin kayın, gürgen, meşe karışımı orman ağaçlarından oluştuğu açıklanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, yerel bilirkişiler, tanıklar ile ziraat uzmanı da taşınmazın fındıklık niteliğinde olduğunu doğrulamışlardır. Ancak; taşınmaza kadastro tespiti sırasında meşelik niteliğiyle tutanak düzenlenmiştir. Uzman bilirkişi tarafından memleket haritasının hazırlanmasına esas olan hava fotoğrafları incelenmediği gibi taşınmazın güncel durumunu gösteren fotoğraflar da dosyaya eklenmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tespit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. Eğer taşınmaz üzerinde tespit tutanağının nitelik hanesinde belirtildiği gibi meşe ağacı olduğu saptanırsa Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389-8060 sayılı dosyasında uzman orman bilirkişiler …, … ile jeolog bilirkişi … tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda … “… meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, hava fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği” şeklindeki bilimsel açıklamalar da nazara alınmalı, yani meşe ağacının çevre ormanlardan tohumlanma yolu ile yetişmeyeceği ancak sürgünden meydana geleceği yani taşınmazın evveliyatından beri meşelik olduğu düşünülmeli ve böylece elde edilen delillerin tümü bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve çekişmeli 121 ada 205 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptali ile davalı parselin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/08/2007 tarih ve 2007/471 esas 2007/462 karar sayılı veraset ilamındaki gibi mirasçılar adına hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.