Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8084 E. 2011/7570 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8084
KARAR NO : 2011/7570
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve şerhin kaldırılması davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 31/03/2011 gün ve 2011/3895- 3571 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

… ilçesi … Mahallesi 192 ada 4 parsel sayılı 3.180m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ev ve çamlık niteliği ile … adına tapuda kayıtlı olup beyanlar hanesinde “Zemini Şehzade … Vakfına Mukataalıdır” şerhi bulunmaktadır. Davacı … Yönetimi; 56 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının hatalı olduğu, 30 adet kesinleşmiş müsadere kararı bulunan yerleri 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak orman rejimi dışına çıkardığı, bu çalışmaları yapan orman kadastro komisyon üyeleri hakkında istenilen koğuşturma izninin … Valiliği İl İdaresi Kurulu tarafından zamanaşımı sebebiyle reddedildiği, ancak orman kadastro komisyon üyeleri hakkında açtıkları tazminat davasının … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.1996 gün 1995/61-1996/242 sayılı kararıyla kabul edildiği, daha önce 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle hasımsız açtıkları davanın … Asliye Hukuk Mahkemesince hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, temyiz üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.9.2004 gün 2004/7880-9015 sayılı kararıyla orman kadastro komisyon üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için her zaman dava açılabilirse de böyle bir davanın hasımsız görülemeyeceği, yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak yapılan işlem ve çalışmalar kim yada kimlerin hukukunu ve hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yönetilmesi gerektiği mahkemenin davayı bu sebeple reddetmesi gereğine değinerek yerel mahkeme hükmünü onadığı, açıklanan nedenlerle 56 nolu orman kadastro komisyonunca 192 ada 4 parsele ilişkin orman rejimi dışına çıkarma işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesindeki “Zemini Şehzade … Vakfına Mukataalıdır” şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır.Mahkemece, 56 nolu orman kadastro komisyon üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemlerin hukuk ve ceza davalarına konu olduğundan bu kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılacağı gerekçesiyle 192 ada 4 parselin 56 nolu orman kadastro komisyonunca orman rejimi dışına çıkarılmasına ilişkin işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve vakıf şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince “çekişme konusu taşınmazın tapu maliki olan …’ın dava açılmadan önce 28.1.1975 tarihinde öldüğü dosya arasında bulunan aile nüfus kayıt tablosundan anlaşılmaktadır. 04.05.1978 gün 4/5 sayılı İ.B.K uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılması hukuken olanak dışıdır.Kural olarak davanın tarafları ıslah yoluyla dahi değiştirilemez . Pasif ve aktif husumet dava şartlarından olup mahkemece istek olmaksızın resen gözetilmelidir. Hal böyle olunca davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu yönünden reddine karar verilmesi ” gerekçesiyle bozulmuştur. Bu kez davalı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava, 56 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca yapılan orman rejimi dışına çıkarılma çalışmasının yok hükmünde olduğunun tespiti ve beyanlar hanesindeki vakıf şerhinin silinmesi istemine yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 23.09.1981, 26.11.1985 ve 19.04.1989 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemleri bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içine alınmış, 4785 sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak yapılan ve 23.09.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemi sırasında dava konusu parsel yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1989 yılında yapılan 19.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, işlem yapan komisyon üyesinin yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiklerinin tespiti ile tazminata mahkum edilmeleri nedeniyle 2/B madde uygulamaları yok sayılmıştır.
Dava, tapu iptali ve tescil isteminin yanında 56 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tespiti ve tapudaki şerhlerin terkini istemleriyle de açıldığına göre, davanın bu bölümü hem davalı Hazineyi hem de tapu malikini ilgilendirmekte, dolayısıyla tapu maliki ile Hazine arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gibi, dava tapu iptali ve tescil isteminin yanında 56 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunun tesbiti ve tapudaki şerhlerin terkini istemiyle de açıldığına göre, ölü davalı dışında kalan davalılar yönünden davaya devam edilerek hüküm kurulması gerekir. O halde; davacı … Yönetimine, tapu maliki …’ın veraset ilamını alması ve mirasçıları aleyhine dava açması için yetki ve önel verilmesi ve açılacak dava bu dava ile birleştirilerek davanın esasının incelenmesi, mirasçılar hakkında dava açılmadığı takdirde gerçek kişi dışında kalan davalılar yönünden davaya devam edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken … olduğu gibi karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 31.03.2011 gün ve 2011/3895- 3571 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 23.12.2009 gün ve 2008/71-2009/216 sayılı Yerel Mahkeme kararının yukarıdaki değişik gerekçe ile BOZULMASINA 16.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.