YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8169
KARAR NO : 2011/12609
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1964 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 259 parsel sayılı 68100m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kayıtlarına dayanılarak gerçek kişiler adına tespit edilmiş olup, halen tapuda davalı gerçek kişiler adına kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 259 numaralı parselin (A2), (A3), (B3) ve (B4) ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tesciline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihindin önce 2002 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B1) ve (B5) ile gösterilen kısımlarının orman tahdidi dışında, (A1) ve (B2) ile gösterilen kısımlarının 2/B alanı içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A2), (B3) ve (B4) ile gösterilen kısımlarının orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3) Davacı gerçek kişilerin (A3) ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı … Yönetimi, çekişmeli 259 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı olarak açılmış olup, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A3) ile gösterilen kısmının orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği halde, mahkemece bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın kabulüyle (A3) ile gösterilen kısma ilişkin tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile (B1), (B5), (A1), ( B2), (A2), (B3) ve (B4) ile gösterilen kısımlara yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
2) 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulüyle (A3) ile gösterilen kısma yönelik hükmün BOZULMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 14/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.