YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/817
KARAR NO : 2011/1258
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2007 gün 2007/7980-8119 sayılı bozma kararında özetle: “… Köyünde 1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 519 parsel sayılı 32.780 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Nisan 1950 tarih 13 ve 14 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak öncesinde 516 ila 523 parsellerle bir bütün olduğundan söz edilerek … … adına tespit edildiği, itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edildiği daha sonra 679 ve 680 parsellere ayrıldığı, 680 parselinde 697, 698, 699 parsellere ayrıldığı, 697 parselin davalı … adına tapuda kayıtlı olduğu, kök parsele uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittilerinin getirtilip yöntemince uygulanmadığı, bu sebeple tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittilerinin bulundukları yerden getirtilerek, ilk oluştuğu tarihteki sınırları ve yüzölçümü itibariyle yöntemince uygulanması ve 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi, … ait kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi haritası var ise bu haritanın uygulanarak, yok ise Jeoloğ marifetiyle çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi, tapu kayıtlarının çekişmeli yeri miktarı ile kapsadığının ve taşınmazın ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihte ve öncesinde orman olmadığının belirlenmesi halinde davanın reddine, aksi takdirde davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu 697 parselin orman bilirkişi … ’nun 02.03.2009 havale tarihli krokili raporunda (A) ile işaretlenen 3.494,69 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2. Madde alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1953 yılında arazi kadastrosu, 1981 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1987-1988 yıllarında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve
kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tapu maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden mahkemece yargılama giderlerinin davacı hazine üzerinde bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının davalı gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.