Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8190 E. 2011/12402 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8190
KARAR NO : 2011/12402
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.04.2010 gün ve 1745-4865 sayılı bozma kararında özetle. “Çekişmeli … köyü 629 parselin (247.750 m2) kadastro sırasında mera olarak sınırlandırıldığı, mahkemece A (18095 m2) işaretli bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptaline karar verilmesinin, (B2) ve (B3) bölümlerin ise orman kadastro sınırları dışında kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak B1 (205990 m2) işaretli bölümün de resmi belgelerde yeşil alanda kaldığı, 4785 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 1944 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı dışında bırakılmasının orman olma olgusunu değiştirmeyeceği, (B1) bölüm yönünden de davanın kabulü gerektiği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra (B1) bölüm yönünden davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1977 yılında yapılmıştır.
Hükmüne uyulan bozma ilamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, (B1) işaretli taşınmaz bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tescili yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve aynı yasanın 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 ve 4. bentlerin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.