YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8200
KARAR NO : 2011/7895
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … köyü, 1367 ve 1374 parsel sayılı sırasıyla 39919,00 m2 ve 17056,00 m2 yüzölçümlü taşınmazların kendisi ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede ilk kez yapılan ve 12.08.2008 – 12.02.2009 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi orman olmayan taşınmazların orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını belirterek, işlemin iptali ile taşınmazların orman alanı dışına alınmasını istemiştir. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkii 1374 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi …’in 10.06.2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 7946,50 m2 kısmının orman sınırları dışına çıkarılmasına, dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkii 1367 parsel sayılı taşınmazın özel orman niteliği ile tamamı 64 pay kabul edilerek 8’er payın muris …’ın çocukları …, …, …, …, … ve …’ye; 2’şer payın ölü … … mirasçısı eşi … ile … …’ın çocukları …, …, … ve …’a; 1’er payın … …’ın çocukları … (…), … …, …, …, … ve … … adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 12/08/2008 tarihinde ilanı yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar 1989 yılında yapılan arazi kadastro sırasında belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davacı gerçek kişi ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Mahkemece, dava kabul edilerek, dava konusu 1374 parsel sayılı taşınmazın kroki de (B) ile gösterilen 7946,50 m2 bölümünün orman sınırları dışına çıkarılmasına ve 1367 parsel sayılı taşınmazın özel orman niteliği ile davacı kişi adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Şöyle ki; davacının dayandığı tapu kayıtları 1989 yılında kadastro sırasında senetsizden oluşmuştur. Somut olayda mahkemece yapılan araştırmada, 1989 yılında yapılan arazi kadastrosundan önceki tarihli, 1987 yılı hava fotoğraflarından üretilmiş, 1990 tarihli memleket haritasında 1374 parsel yapraklı ağaç rumuzlu, 1367 parsel ise iğne yapraklı ağaç ve zeytinlik rumuzu ile gösterilen bölmelerde kaldıkları, ayrıca dava konusu taşınmazların üzerinde eylemli olarak kızılçam ağaçları ve seyrek olarak da maki türünde aşılanmış zeytin ağaçları (delice) ile kaplı ve eğimlerinin % 20 olduğu ve hudutları itibari ile devlet ormanı ile bitişik oldukları ve bu tür yerler devlet ormanı ile bitişik ya da içinde olması halinde tapulu olsa dahi orman sayılacağı, kaldı ki dayanak tapunun da 1989 yılında yapılan kadastro sırasında senetsizden, öncesi orman olduğu gözetilmeksizin yolsuz olarak oluşturulduğu, davalı kişinin 3573 sayılı yasa kapsamında oluşmuş bir tapusunun da bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslı orman ağacı olup, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı gözetildiğinde, dava konusu 1367 parselin tamamı ve 1374 parselin krokide (B) ile gösterilen bölümü, eski tarihli belgelere göre ve eylemli olarak zilyetlik ile kazanılamayacak orman sayılan yerlerden oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişinin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; 1367 parsel sayılı taşınmaz hakkında talep olmadığı halde tapu tescil hükmü kurulması da doğru değildir. Kaldı ki; talep olsa dahi, kadastro mahkemelerinde görülen Orman kadastrosuna itiraz davalarında, davanın kabulü halinde, taşınmazın orman kadastro sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekmesine rağmen, 1367 parsel hakkında tapu tescil kararı verilmesi ve ayrıca yine 1367 parselin kadastro sırasında oluşan tapu kaydı ile davacı kişi adına tapulu olduğu gözetilmeksizin 1367 parsel hakkında ikinci kez tapu tescil kararı verilerek mükerrer kayıt oluşturulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.