Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8330 E. 2011/12311 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8330
KARAR NO : 2011/12311
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1995 yılında yapılan ek kadastro sırasında, … Köyü 609 parsel sayılı 6192 m², yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde sahasında kaldığından söz edilerek beyanlar hanesine “… oğlu …’ın kullanımındadır” açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşerek tapuya kaydedilmiştir. Davacı … Yönetimi; 609 parsel sayılı taşınmazın tahdit içinde iken 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, ancak eylemli orman olduğu, 4999 sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ancak eylemli orman olan taşınmazların talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceği ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edileceğinin öngörüldüğü, taşınmazın eylemli orman olduğunun Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2004/92 D.iş sayılı dosyasında tespit edildiği ve talep üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği, bu sebeple çekişmeli parselin tamamının tarla olan niteliklerinin iptal edilerek orman olarak düzeltilmesi, beyanlar hanesindeki 2/B şerhi ile davalı gerçek kişinin zilyet olduğuna yönelik şerhin silinmesi, elatmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davanın devamı sırasında taşınmazın niteliği idari yoldan orman olarak düzeltilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 1991 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmazın kısmen eylemli orman olduğu ve yargılama sırasında taşınmazın cinsinin orman olarak düzeltildiği gerekçesiyle davanın KABULÜNE, nitelik değişikliğine yönelik hüküm kurulmasına yer olmadığına, beyanlar hanesindeki 2/B ve zilyetlik şerhinin kaldırılmasına, davalı gerçek kişinin el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda cins değişikliği, beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1941 yılında yapılıp 1950 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 21.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışarısına tarla niteliği ile çıkartıldığı, ancak eylemli orman olduğundan 4999 sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 sayılı Yasanın 11/5 maddesi gereğince ve talep üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği ve niteliğinin de idari yoldan orman olarak düzeltildiği, orman olarak tescil edilen taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağının anlaşıldığına göre, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalı gerçek kişi aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 5, 6 ve 7 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 5 numaralı bent olarak ” 5- 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasayla 36/A maddesi ile eklenen 11. maddesine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı … Yönetimi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle HYUY’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişiden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 31/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.