Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8390 E. 2011/12375 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8390
KARAR NO : 2011/12375
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili … ili, … ilçesi, … köyünde davalı adına kayıtlı taşınmazın 1975 yılında kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve daha sonra yapılan 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesine göre Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/218 E., 2007/471 K. sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi ile taşınmazın öncesi orman iken 1996 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlenerek ekli krokide gösterilen (A1), (A2) ve (A3) toplam 4115.00 m2’lik kısmının orman sınırları içinde kalması nedeniyle tapunun iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini, krokide (B1) ve (B2) ile gösterilen 8.725 m2’lik bölümle ilgili olarak davada Hazine taraf olmadığından hüküm kurulmadığını, bu bölümün davalı adına kayıtlı kaldığını belirterek … ilçesi, … köyünde 65 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … köyü 65 parselde kayıtlı 12.840 m2 miktarındaki taşınmazın Harita Mühendisi … …, Orman Yüksek Mühendisi Süleyman Ulu, Ziraat Mühendisi Necla Uçar’ın 16.10.2010 tarihli raporunda ve ekli krokide kırmızı renkle boyalı (B1)= 263.517 m2’lik ve (B2)= 2499.453 m2 olarak gösterilen toplam 2762.970 m2’lik kısmın ifrazı ile bu bölümlerin … ADINA TAPUYA TESCİLİNE, davalının bu bölüme ilişkin el atmasının önlenmesine, fazla istemin REDDİNE, karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B uygulaması nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1976 yılında yapılan ve 23.07.1976 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1963 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, “Yörede 9 ve 96 nolu Orman Kadastro Komisyonları tarafından yapılan aplikasyon çalışmalarının, orman sınır noktaları arasındaki açı ve mesafelerin hiçbir noktada 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit değerlerine uymadığı, her iki aplikasyonun yeni bir orman sınırlandırması mahiyetinde olduğu, aplikasyon çalışmaları ilk tahdide uygun olmadığından geçersiz oluğu, ilk tahdide göre çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, tahdide uymayan aplikasyonlarda ise taşınmazın orman tahdidi içine alındığı” belirtilmiş, mahkemece de rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/218 E., 2007/471 K. sayılı dosyasında yapılan uygulama ve inceleme ile taşınmazın öncesi orman iken 1996 yılında kısmen orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenerek tahdit içindeki kısım yönünden Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmiş, 2/B uygulaması ile tahdit dışına çıkartılan bölüm yönünden ise davada Hazine taraf olmadığından karar verilmemiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/606-4635 sayılı kararı ile 2B sahasında kalan bölüm yönünden Hazinenin dava açma hakkının baki olduğu belirtilerek karar onanmıştır. Keza, bu parsele komu 60 sayılı parsel yönünden de Orman Yönetiminin açtığı davada mahkemece aplikasyon uygulaması ile belirlenen hat esas alınarak hüküm kurulmuş ve bu kararda Dairenin 2010/14156-2011/605 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda, çekişmeli taşınmaz ve belirtilen komşu parselleri ilgilendiren 1536…1537 nolu orman sınır noktalarından geçen tahdit ve aplikasyon hattı, yargısal kararlar ile de kabul edilerek kesinleşmiştir. Buna göre, çekişmeli taşınmazında belirtilen tahdit hattının içinde ve kesinleşmiş 2/B sahasında kaldığı belirlendiğine göre, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, gerçek duruma uygun düşmeyen bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde …’e iadesine 01/11/2011günü oybirliği ile karar verildi.