Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8447 E. 2011/8872 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8447
KARAR NO : 2011/8872
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastro komisyon kararının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … köyü tüzeltişiliği, … ve arkadaşları vekili; … ili … ilçesi … Beldesinde 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında 6831 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca bitişik köy olan … ve … köylerinde bitişik köy ilanı yapılmadığı, böylelikle dava dilekçesine ekli haritada (A) ve (B) ile işaretlenen taşınmazların bulunduğu alanda yapılan çalışmalar hakkında müvekkillerinin bilgisi olmadığından orman tahdit haritası dışında kalan yerlerin tahdit içinde gösterildiği, 2/B madde koşullarını taşıyan yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmadığı, … Kadastro Mahkemesinin 2007/3-2008/41 sayılı dosyasında, dava dilekçesine ekli krokide (A) ile işaretlenen taşınmaza ilişkin bitişik köy ilanı yapılmadığından 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan işlemin iptaline karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak (B) ile işaretlen yer hakkında karar verilmediğinden ekli krokide (B) ile işaretlenen taşınmaza ilişkin 11 nolu orman kadastro komisyon kararının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, … Mahallesine komşu … ve … köylerinde 6831 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca bitişik köy ilanı yapılmadığından 1992 yılında 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu, Geyve Kadastro Mahkemesinin 2007/3-2008/41 sayılı dosyasında (A) ile işaretlenen yere yönelik orman kadastro komisyon kararının iptaline karar verildiği ancak çekişmeli yer hakkında hüküm kurulmadığı gerekçesiyle fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renk ile işaretlenen orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.07.2010 tarihli krokide yeşil renkte ve (B) ile işaretlenen taşınmaza ilişkin 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespiti ile … Mahallesine ait orman kadastro işlemlerinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastro komisyon kararının iptali istemine yöneliktir.
Karapürçek ilçesi … Beldesinde 1950 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre seri bazda yapılan orman kadastrosu, daha sonra 11 nolu orman kadastro komisyonuca 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 02.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Şöyleki ; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli yerinde içinde bulunduğu … Mahallesinin Karapürçek ilçesi … Beldesi orman kadastro çalışma alanında bulunduğu, 1950 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen … Serisi Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1989 yılında 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında çekişmeli yerinde içinde bulunduğu … Mahallesinin tamamının orman tahdit haritası içinde bırakıldığı, ancak 11 nolu kadastro komisyonunca işe başlamadan önce 6831 sayılı Yasanın 8. Maddesi ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 15. ve 16.maddeleri uyarınca yapılması zorunlu olan bitişik köy ilanının … Mahallesine bitişik köy olan … ve … köylerinde yapılmadığı, … Mahalle sakinlerinin taşınmazların tahdit içinde bırakılmalarına, orman sınırları dışına çıkarılmamalarına itiraz edemedikleri, mağdur oldukları, bitişik köy ilanı yapılmadığından 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan uygulamaların yok hükmünde olduğu, bu yönde Geyve Kadastro Mahkemesinin 2007/3-2008/41 sayılı emsal dosyasının bulunduğu belirtilmiştir.
6831 sayılı Yasanın 8. maddesi: “Orman kadastrosunun ve bu Kanunun 2 nci maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin yapılacağı il ve ilçeler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenir.Kadastro çalışmalarının yapılacağı yerler en az bir ay önce radyo ve diğer yayın araçları ilan olunur.
Orman kadastrosu ve sınırları dışına çıkarma işlerine ait arazi çalışmalarının başlama tarihi ise, orman kadastro komisyonu tarafından en az 15 gün önceden çalışılacak belde ve köylerde bunlara bitişik belde ve köylerin uygun yerlerine asılarak ilan edilir.İlan işlemlerine ait usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”,
Aynı Yasanın 10. maddesi: “Sınırlaması ve Kanunun 2 nci maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemleri bitirilen köy ve beldelere ait düzenlenen kadastro dosyaları Orman Genel Müdürlüğüne gönderilir. Orman Genel Müdürlüğünce bulunan şekli ve hukuki noksanlıklar komisyonlarca düzeltildikten sonra Orman Genel Müdürlüğünce ilgili valiliklere gönderilir. Kadastro işlemleri Valinin onayı ile yürürlüğe girer. Kadastro tutanak suretleri haritaları ile birlikte orman kadastro komisyonlarınca ilgili köy ve beldelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan edilir. Ayrıca, tutanak suretleri Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile …’nün mahalli kuruluşlarına intikal ettirilir.
Asılma tarihi; beldelerde belediye encümenlerinin, köylerde ihtiyar heyetlerinin tasdik edecekleri belgelerle tevsik olunur. Bu belgeler komisyon dosyalarında saklanır.
Kadastrosu tamamlanan ormanlara ait haritalar komisyon başkanınca tasdik olunur” hükümleri bulunmaktadır.
Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Orman Kadastrosu ve 2/B Madde Uygulamasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesi: “Orman Kadastrosunun ve 2/B madde uygulamasının yapılacağı, ilgili ilçelerde, ormanda çalışmaya başlamadan en az bir ay önce radyo ile belediye yayın araçları veya belediye ilan tahtasında askı suretiyle ilan olunur.
Bir devrelik arazi çalışmalarında bir ilçe içindeki ormanların sınırlaması tamamlanmamış ise ertesi yıl için aynı ilçede sınırlamanın devam edeceği hususunu bildiren ilanın yapılmasına lüzum yoktur.İlanın yapıldığı radyo ve yayın bülteninin bir nüshası ilgili Orman Bölge Müdürlüğüne ve Komisyon Başkanlığına gönderilir.Orman kadastrosunun yapılacağı il ve ilçeler ilgili Valiliklere yazıyla bildirilir.”,
Yine Aynı Yönetmeliğin 16. maddesi “Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının başlama tarihi, Komisyon Başkanlığı tarafından tayin ve tesbit edilerek çalışılacak belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerde en az 15 gün önce bu belde ve köylerin uygun yerlerine asılacak ilan kağıdıyla duyulur. Durum bir tutanakla tespit edilir. Ayrıca, ilgili orman işletme müdürlüğü ile Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine çalışmaya başlamadan en az 15 gün önce yazıyla bildirilir.
Bu ilanda; komisyonun hangi köy ve beldede çalışacağı, ormanların içinde ve bitişiğindeki taşınmazların sahiplerinin veya kanuni mümessillerinin veya vekillerinin sınırlama sırasında hazır bulunmaları, hazır bulunmadıkları takdirde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması işlerine gıyaplarında devam edileceği açıklanır.
İlan işlerine ait belgeler dosyasında saklanır.
Kadastro ve 2/B madde uygulaması yapılacak ormanların bitişiğinde ve içinde taşınmazları olanların orman sınırlarının tespiti sırasında kendileri veya kanuni mümessilleri veya vekilleri hazır bulunur. Faydalandıkları ve işgal ettikleri taşınmazların sınırlarını ve her nevi belgelerini gösterir.Yerinde yapılan ilana rağmen ilgililerin bulunmamaları orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışmalarını durdurmaz.Sınırlama işinin herhangi bir sebeple aksaması veya komisyonun büro çalışmalarına geçişi veya bu işin ertesi yıla kalması halinde çalışmalara öncelikle buralardan başlanır. Başlama günü ilgililere duyurulmak üzere aynı belediye başkanlıklarına veya köy muhtarlıklarına ilgili orman işletme müdürlüğü ve Maliye ve Gümrük Bakanlığının mahalli birimine yazılı olarak bildirilir. Yazıların tebellüğ şerhi bulunan ikinci nüshası dosyasında saklanır.”
Aynı Yönetmeliğin 42. maddesi: “Komisyon başkanlıklarınca çalışma proğramında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağından mülki sınırlar, özel kanunlara göre teessüs etmiş resmi kayıt ve kararlara, bunlar yoksa bilirkişi beyanlarına göre orman kadastro çalışmaları sırasında komisyonlarca arazide belirtilerek ilgili harita ve hava fotoğraflarına işlenir.
Bu şekilde ortaya çıkan hudutları, sadece orman kadastrosu ile ilgili muamelelere müteallik ve münhasır olup, mülki sınırların tashih ve tadilini icap ettirmez.
Komisyonların çalışma alanları arasındaki sınırlar, aralarında boşluk ve bindirme olmayacak şekilde her iki komisyon başkanının yapacakları kenarlaşma ile sağlanır.” şeklindedir.
Gerek yürürlükten kaldırılan 5602 ve 766 Sayılı Yasalarda, gerekse 3402 Sayılı Yasanın 4/7. maddesi hükmüne göre “kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırlarının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.” Orman kadastro çalışmalarının yapıldığı ve dava tarihinde yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken Orman Kadastro ve 2/B Madde Uygulama Yönetmeliğinin, Köy Sınırlarının Tespiti ve kenarlaşma başlıklı 42. maddesinde: “Komisyon başkanlıklarınca çalışma proğramında belirtilen köy ve beldelere ait mülki sınırlar, sadece orman kadastro çalışmaları için geçirilmiş olacağından, bu şekilde ortaya çıkan sınırların sadece orman kadastrosu ile ilgili çalışmalarına esas ve bu konu ile sınırlı olacağından, mülki sınırların düzeltilmesini ve değiştirilmesini gerektirmeyeceği” hükümleri bulunmaktadır.
Mevcut dosya kapsamından çekişmeli yerinde içinde bulunduğu … Mahallesinin; … ilçesi … Beldesi orman kadastro çalışma alanında bulunduğu,1950 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Serisi içine alındığı, daha sonra 11 nolu orman kadastro komisyonunca 3302 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 02.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, 1950 yılında yapılan ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması sırasında çekişmeli yerin ilk tahditte olduğu gibi orman tahdidi içinde bırakıldığı, çekişmeli yer hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 11 nolu orman kadastro komisyonunca … Mahallesine komşu olan … ve … köylerinde 6831 sayılı Yasanın 8. Maddesi ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 15. ve 16.maddeleri uyarınca bitişik köy ilanı yapılmadığı, ancak davacıların oturdukları köyde … köyü Muhtarlığı aracılığıyla 20.3.1989 tarihinde bitişik köy ilanının yapıldığı anlaşılmaktadır. … köyünde bitişik köy ilanı yapıldığından davacıların 11 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan uygulama ve işlemlerden haberdar olmadıklarının düşünülemeyeceği bir yana … Mahallesinde ilk orman kadastrosu 11 nolu kadastro komisyonunca yapılmayıp daha önce 1950 yılında 3116 sayılı Orman Yasasına uygun
olarak yapılarak kesinleşmiştir. 11 nolu kadastro komisyonunca ilk tahdidin aplikasyonu yapılıp taşınmaz ilk tahditte olduğu gibi orman sınırları içinde bırakılmıştır. Orman niteliğini kaybetme nedeniyle orman rejimi dışına çıkarma” kavramı 1961 Anayasasının 131. Maddesinin, 1970 yılında 1255 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra hukukumuzda yer almış ve Anayasanın bu maddesinin değiştirilmesinden sonra 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi değiştirilerek “bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirme” nedeniyle orman rejimi dışına çıkartma işlemi orman kadastro komisyonları tarafından yapılmaya başlanılmıştır. Dolayısıyla orman sınırları dışına çıkarma yetkisi orman kadastro komisyonlarına ait olup öncesi Devlet ormanı olan bir yer 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına çıkarılabilir. Yasadan kaynaklanan bu zorunluluk nedeniyle gerçek kişilerin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukuki yararları da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen Geyve Kadastro Mahkemesinin 2007/3-2008/41 sayılı dosyası emsal alınarak dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06.07.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.