YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8531
KARAR NO : 2011/12648
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü 188 ada 7 parsel sayılı 333,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verildiğini ancak soyadının hatalı yazıldığını ayrıca kullanımında bulunan dava konusu taşınmazın 800,00 m² yüzölçümünde olmasına rağmen 333 m² olarak ölçüldüğü ve … isimli bir kişinin taşınmazda kullanımı olmamasına rağmen kullanıcı olarak beyanlar hanesinde gösterildiği iddialarıyla dava açmıştır. Mahkemece, açılan davanın soyadı düzeltim istemine ilişkin talebin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiası ve … isimli şahıs hakkında ki kullanım şerhinin silinmesi talepleri hakkında hüküm kurulmadığı gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve lehine kullanım şerhi bulunan …’a yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasımlara yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.