Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8657 E. 2011/12727 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8657
KARAR NO : 2011/12727
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın Yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2010/8502-9705 sayılı bozma kararında; “Mahkemece hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklanması üzerine (A1) ve (A2) bölümlerinin davacılar adına tescile karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hata sözkonusudur. Şöyle ki;
Taşınmazların bulunduğu bölüme ait orjinal kadastro paftasında, çekişmeli taşınmazların doğu bölümünde “orman” ibaresi bulunduğu anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişi taşınmazların olduğu yerin paftada “boşluk” olarak göründüğünü açıklamışsa da, kuzey batı yönden çekişmeli taşınmazlara komşu olan ve hükmen orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilen Tapulama Mahkemesinin 1984/193-271 sayılı dosyasına konu 305 parselin doğu yönü ile güney doğu yönden komşu hükmen Mehmet Gülüşlü adına tesciline karar verilen 1984/206-203 sayılı dosyaya konu 322 parselin yine çekişmeli taşınmazı gösteren kuzey yönünün orman olarak gösterildiği, çekişmeli taşınmazın (B) işaretli 1669 m2 bölümünün de yine 1984/206 sayılı dosyada orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Gerek 305 parselin, gerek kadastro mahkemesinin 1984/195 sayılı dosyasında orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen 309 parselin, gerekse çekişmeli taşınmazın (B) bölümünün 1989 tarihli memleket haritasındaki konumu (A1) ve (A2) bölümleriyle aynı olup, arada hiçbir ayırıcı unsur bulunmamaktadır.
O halde; çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakıldığı tarihe kadar orman niteliğindedir. Öncesi orman olup, bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemez. Orman kadastrosunun kesinleştiği 28.05.1986 günü ile davanın açıldığı 17.05.2006 günü arasında 20 yıllık zilyedlikle mülk edinme süresinin dolmadığı, yine komşu parsellere ait 1984 yıllarında açılan davalar sırasında düzenlenen krokilerde çekişmeli taşınmaz yönünün orman olarak gösterilmesi nedeniyle de 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. madde koşullarının oluşmadığı, taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince “Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman” olması nedeniyle yeniden orman sınırları içine de alınabileceği gözönünde bulundurularak, davacı gerçek kişilerin davasının tamamen reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.