YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8724
KARAR NO : 2011/9070
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2009 gün 2009/476-2622 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi … Çoban tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı açıklanmıştır.Ancak rapora ekli 1959 tarihli Memleket Haritasına göre 108 ada 21 parsel ile 106 ada 2 parsel orman rumuzlu alanda, yine 142 ada 11 parselin (A) bölümü amenajman planında meşe-baltalık rumuzlu alanda gösterildiği halde mahkemece bu konular üzerinde durulmamıştır. Çekişmeli taşınmazların tespitine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ile ilgili yeterli inceleme yapılmadan, soyut ve yetersiz bilirkişi sözlerine dayanılarak sözü edilen kayıtların çekişmeli taşınmazlara ait olduğu kabul edilmiş,kayıtlar ilk oluştuğu günden itibaren, diğer revizyon parsellerinin tutanakları ile birlikte getirtilip taşınmazlara uyup uymadığı, kaydın sınırlarının sabit olup olmadığı miktar fazlalığı bulunup bulunmadığı, miktar fazlası varsa bu kesimin zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve zilyedlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Hazine kazanma koşullarının oluşmadığını iddia ettiğine göre bu konuların araştırılması gerekir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, 106 ada 2 ve 108 ada 21 parsellere yönelik davacılar …, … ve … tarafından açılan davanın REDDİNE, bu parsellere ilişkin Orman Yönetiminin davasının KABULÜNE ve 106 ada 2 ve 108 ada 21 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 104 ada 11, 106 ada 39, 120 ada 2 ve 7, 154 ada 58 sayılı parsellere ilişkin davacılar …, … ve … tarafından açılan davanın KABULÜNE, bu parsellere yönelik Orman Yönetiminin davasının REDDİNE ve 104 ada 11, 106 ada 39, 120 ada 2 ve 7, 154 ada 58 sayılı parsellerin 1/3’er hisse ile davacılar …, … … ve … adına tapuya tesciline, davacılar …, … ve … ile Orman Yönetiminin 142 ada 11 sayılı parsele yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜNE ve fen ve orman bilirkişilerinin ölçekli krokisinde (A) işaretli 1242,26 m² lik kısmının ifrazıyla 142 adanın son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına, (B) işaretli 3976,41 m² yüzölçümlü tarla niteliği ile 1/3’er hisse ile davacılar …, … … ve … adına tapuya tesciline, 106 ada 3 sayılı parsele ilişkin dava bulunmadığından gereği yapılmak üzere tutanak aslının ilçe kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından 106 ada 2 ve 108 ada 21 sayılı parsellere, katılan … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından ise 104 ada 11, 106 ada 39, 120 ada 2 ve 7, 154 ada 58 sayılı parsellerin tamamı ile 142 ada 11 sayılı parselin (B) işaretli bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen oran kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1998 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışması vardır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi rapor ve krokisinde, çekişmeli taşınmazların tarihi belirtilmeyen en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre inceleme yapılarak 106 ada 2, 108 ada 21 sayıllı parseller ve 142 ada 11 sayılı parselin (A) işaretli bölümünün yeşil ve koyu renkli orman sayılan yerlerden, 142 ada 11 sayılı parselin (B) işaretli bölümü ile 104 ada 11, 106 ada 39, 120 ada 2 ve 7 sayılı parsellerin kapalılık oluşturmayan yapraklı ağaç sembollü açık alanda kaldıklarından orman sayılmayan yerlerden oldukları, taşınmazların tespitine esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmazları kapsadıkları belirtilmişse de; bozma kararında açıkça belirtildiği üzere gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmediği, yine taşınmazların tespitine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren, diğer revizyon parsellerinin tutanakları ile taşınmazların tümünü dıştan çevreleyen komşu parsel tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilmemiş, tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, kaydın sınırlarının sabit olup olmadığı miktar fazlalığı bulunup bulunmadığı, miktar fazlası varsa bu kesimin zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve zilyedlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı Yargıtay denetimine elverişli olarak saptanmamıştır. Oysa, Yargıtayın hükmüne uyulan bozma kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmeli, yargılamanın uzamasına, gereksiz emek ve para sarfiyatına neden olmaktan dikkatle kaçınılmalıdır.
Keşif ve bilirkişi, Hukuk Yargılama Usulünde taktiri delil olarak düzenlenmiş olup, Hakim bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gibi, bilirkişilerin bilimsel ve teknik görüşünü hukuki ve genel bilgisi ile denetlemek görevi ve yetkisi mevcuttur.
O halde, mahkemece öncelikle;
1) Çekişmeli parselin de kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı parsellerin tesbit tutanakları,
2) Bu revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu parsel ve dayanakları,
3) En eski tarihli memleket haritası, en eski tarihli hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, dava tarihinden 15-20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ilgili yerlerden getirtilip dosya keşfe hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte;
a) Getirtilen eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları ile birlikte aynı tapu kaydının uygulandığı revizyon parselleri ve bu parselleri çevreleyen araziye de uygulanmak ve özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmesi,
b) Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli,
c) Keşifte hakim gözetiminde, bir fotoğrafçı bilirkişi vasıtasıyla taşınmazın dört yönden renkli geniş açılı fotoğrafları(hangi fotoğrafın hangi açıdan çekildiği üzerine yazılmak suretiyle), olanak var ise CD üzerine hareketli görüntüleri çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;
d) Taşınmazlar revizyon gören vergi ve tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli, diğer revizyon parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ile kadastro yoluyla oluşan tapu kayıtları ve tümünü dıştan çevreleyen komşu parsel tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler de getirtildikten sonra ,yerine uygulanmalı, değişir sınır içeren kayıtların kapsamı 3402 sayılı Yasanın 20 ve 21. maddelerine göre belirlenmeli, taşınmaz tapu kayıt kapsamında kalsa bile 3402 sayılı Yasanın 20/B maddesi gereğince hak sahibi tarafından tapu kaydı niteliğine uygun olarak kullanılmayan yerlerde tapu kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, kayıt miktar fazlası kısım kalıyorsa hazine davada taraf olduğundan 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşullar çerçevesinde kazanılıp kazanılamayacağı belirlenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, bozma gereklerini karşılamayan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …, katılan … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının davalı gerçek kişiye ve Orman Yönetimine iadesine 11/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.